<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss'><id>tag:blogger.com,1999:blog-189132772155168540</id><updated>2009-07-21T20:46:20.491-07:00</updated><title type='text'>Peyzaj Mimarlığı</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://peyzajmimarligifp.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/189132772155168540/posts/default'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://peyzajmimarligifp.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/189132772155168540/posts/default?start-index=26&amp;max-results=25'/><author><name>Peyzaj Mimarlığı</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02775227668334534243</uri><email>noreply@blogger.com</email></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>56</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>25</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-189132772155168540.post-5114406015474549794</id><published>2008-01-20T09:17:00.000-08:00</published><updated>2008-01-19T10:39:15.633-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='CINEMA 4D Release 8'/><title type='text'>CINEMA 4D Release 8</title><content type='html'>&lt;b&gt;CINEMA 4D Release 8&lt;/b&gt;                       &lt;b&gt;         &lt;a class="portakal" target="_blank" href="http://www.maxoncomputer.com/download_main.asp"&gt;         Release 8 yüklemek için tıklayınız&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;     &lt;br /&gt;       3D animasyon, özel efekt, karakter modelleme ve render alanında profesyonel          kullanıcılara hitap eden Cinema 4D, yüksek performansından dolayı yakında          broadcast yayıncılık ve film endüstrisinin başucu programı olabilir&lt;br /&gt;     &lt;br /&gt;       Maxon Computer tarafından üretilen Cinema 4D pratik olmasından dolayı çok          hızlı bir şekilde animatörler tarafından benimsendi ve bir çok projede kullanılmaya          başlandı. Film endüstrisi tarafından da çok yakından tanınan Cinema 4D özellikle          Spiderman (örümcek adam) filminin bazı efektleri için kullanılmasıyla da          gündeme geldi ve isminden oldukça söz ettirdi&lt;br /&gt;     &lt;br /&gt;     &lt;br /&gt;       Maxon, Cinema 4D�yi bu alanda lider konumda bulunan 3D Studio MAX, Maya          ya da LightWave�e rakip olarak piyasaya sürmedi. Firmanın böyle bir iddiası          yok. Çünkü her 3 programda kendisinden istenilen işlemleri ve render metodunu          kendi teknolojisini kullanarak gerçekleştiriyor.&lt;br /&gt;     &lt;br /&gt;       Örneğin Cinema 4D 8, animasyonların render sürecinde ilginç bir şekilde          titreşimi ortadan kaldırabiliyor. Bu titreşim olayı 3D dünyasında özellikle          animasyon işlemleri sırasında oldukça sinir bozucu bir durumdur. Hatta bir          çok animatör teknolojinin bu konuda oldukça yetersiz olduğundan yakınır.          İşte Cinema 4D 8 bu soruna biraz olsun (bir çeşit farklı tarama yöntemiyle          de olsa) çözüm getirmiş sayılıyor.&lt;br /&gt;     &lt;br /&gt;       Bir diğer önemli konu zekice tasarlanmış arabirim. Zira bu arabirim sayesinde          tüm tasarım işlemlerini son derece anlaşılabilir bir ortam içinde ve istediğiniz          araçlara kolay ulaşarak yerine getirebiliyorsunuz. Açıkcası program kolay          öğrenilebilir yapısından dolayı 3D tasarıma çekingen yaklaşanları bile kolayca          etkisi altına alabiliyor.&lt;br /&gt;     &lt;br /&gt;       �Network Rendering� modülü tarafımıza gönderilmediği için bu özelliği test          edemedik. Bilmeyenler için hemen açıklayalım; Network Rendering özelliği          TCP/IP protokolünü kullanarak çalışmanın render sürecini ağ üzerindeki diğer          bilgisayarlara paylaştırabilen bir uygulama. Bu modül sayesinde örneğin,          1 saat sürecek bir render işlemi ağ üzerindeki diğer bilgisayarlara paylaştırılarak          yarım saat ya da daha düşük oranlara indirilebiliyor. Cinema 4D hem Windows          hem de Macintosh ortamlarında çalışabilen bir yazılım. Biz test aşamasını          yüksek performanslı bir PC ile gerçekleştirdik. Dolayısıyla burada yer alan          bir takım sonuç ve görüşler Macintosh sistemlerinde farklılıklar gösterebilir.&lt;br /&gt;     &lt;br /&gt;     &lt;br /&gt;       3D dosya formatlarıyla da uyumlu olan program 3D Studio, Direct 3D, Illustrator,          Lightwave, VRML1, VRML2, QuickDraw 3D, shockwave 3D ve DXF formatlarındaki          dosyalarla da sorunsuz çalışabiliyor. Ayrıca browser özelliği sayesinde          proje içinde yer alan bütün nesnelere çok daha kolayca müdahale edebiliyorsunuz.           Etkileşimli poligon ve point modelleme araçları ile nesneleri dilediğiniz          gibi şekillendirebilir, Bend, twist, bulge, melt, wrap, explosion gibi gelişmiş          deformasyon araçlarıyla da sonuca ulaşabilirsiniz. NURBS kontrolleri de          modellemelerinizde size cok yardımcı olacak fonksiyonları içermektedir.          Array, boolean, instance, metaball gibi modelleme araçlarıyla da nesneleri          kopyalayabilir, bir nesneden diğerini çıkartır veya toplayabilirsiniz.&lt;br /&gt;     &lt;br /&gt;       Özellikle özelleştirilebilir menü, buton ve kısayollar farklı meslek guruplarındaki          kişiler için büyük kolaylıklar sağlayabilir. Örneğin modelleme yapmak isteyen          bir kişi kullanmayacağı kısayol ve butonların yerine daha fazla kullanacağı          kısayol ve butonları tanımlayıp, ekranı kendi isteğine göre özelleştirebilir.          Bu da daha verimli bir çalışma alanı ve daha rahat bir ekran hakimiyeti          demektir. Cinema 4D bir animatörle bir tasarımcının ayrı arayüzler kullanabilmesine          olanak sağlıyor. Bu benzer programlarda bulunmayan bir özellik. Programın          güçlü yanlarından biri de güçlü ışıklandırma efektleridir. Yapmış olduğumuz          testlerde bu efektlerin gerçek atmosferi yansıtma başarısı bizi oldukça          etkiledi. Örneğin çalışmalarınızda Omni, Distant, Spot round / square, parallel,          parallel spot round / square tubes, area lights gibi farklı ışık kaynakları          kullanarak ilginç ve şaşırtıcı mekanlar elde edebilirsiniz.&lt;br /&gt;     &lt;br /&gt;       Cinema 4D bu konuda çok esnek. PC işlemcileri ve ekran kartları için zor          işler sınıfında olan bu tip efekler Cinema 4D�nin profesyonel hesaplama          algoritması sayesinde daha hızlı ve düzgün bir şekilde çalışmaya adapte          ediliyor. Örneğin, Caustics, volume caustics efektleri sayesinde ışığın          yüzeylerdeki yansıma, yayılma ve geçirgenlik etkilerini gerçek mekana olduğu          gibi nesne üzerine yansıtmanız bu program ile gerçekten çok kolay� Gölgelendirme          işlemleri için ise başlı başına bir yazı hazırlamamız gerekiyor çünkü bu          konuda gerçekten çok güçlü araçlara sahip. Soft, hard, area gibi gölgelendirme          tipleri daha gerçekçi projeler için kesinlikle gözardı edilmemesi gereken          özellikler. Bir diğer önemli özellik ses kullanımı; Cinema 4D ile hazırladığınız          projelerde mono, stereo, DTS 5.1,DDS eX 6.1,SDDS 7.1 ses düzenlerini destekleyen          efektler hazırlayabilirsiniz. Cinema 4D içeriğinde bulunan yardımcı fonksiyonlar          sayesinde animasyon hazırlamayı da oldukça kolay hale getiriyor.&lt;br /&gt;     &lt;br /&gt;       Hazırladığınız animasyona istediğiniz kadar kamera koyabilir, değişik açılardan          görüntü alabilirsiniz. Scene motion blur ile sahnenin tümü için kamera efekti,          Object Motion Blur ile nesne için kamera efekti hazırlayabilirsiniz. Timeline          penceresinden hazırlamış olduğunuz projede kullandığınız bütün nesneleri          ve onların hareketlerini görebilir herhangi bir andaki (frame veya saniye)          istediğiniz noktada müdahale edebilirsiniz. Formula fonksiyonu yardımı ile          matematiksel formüllerden animasyonlar oluşturabilirsiniz. Cinema 4D Release          8 kullanıcının tercihlerine göre satın alabileceği yedi adet modül ile birlikte          geliyor. Bunlar, MOCCA, Advanced Render, Thinking Particlei, PyroCluster,          Net Render, Dynamics ve BodyPaint 3D. Bu modüllerden özellikle BodyPaint          3D , üç boyutlu objelerin giydirilmesi konusunda harikalar yaratıyor.Vücut          modellemelerinde, örnegin bir yaratık modelinin giydirilmesi sırasında karşılaşılan          zorlukları BodyPaint ile rahatlıkla çözebilirsiniz.&lt;br /&gt;     &lt;br /&gt;       Dynamics modülü, yer çekimi, eğim, rüzgar, dış etkiler, etki-tepki gibi          fizik kanunlarına dayalı olayları objelere uygulamanızı saglıyor. Örneğin          plastik topa vurulduğu anda oluşan esnemeyi, Dynamics eklentisiyle çok kolay          yaratabilirsiniz. Advanced Render ise özellikle ısıklandırma konusunda öne          çıkıyor. Alan derinliği, objelerden yansıyan ışıklar, gölgelendirme işlemleri          ve ışık kırılmalarını gerçeğe yakın şekilde render edilmesini sağlayan Advanced          Render profesyonellerin kesinlikle vazgeçemeyeceği bir eklenti. Cinema 4D,          standart paketin yanı sıra iki adet alternatif paket sunuyor. Bunlardan          Cinema 4D XL, MOCCA, Advanced Render, Thinking Particles, PyroCluster ve          Net Render modüllerini içeriyor ve üç kullanıcı ağ üzerinde programı çalıştırabiliyor.          Cinema 4D Studio ise tüm modülleri içeriyor ve sınırsız kullanıcılı NET          paketi içeriyor.&lt;br /&gt;     &lt;br /&gt;       Sonuç olarak; Cinema 4D profesyonel kullanıcılar için hazırlanmış başarılı          araçlara sahip kalite düzeyi gerçekten yüksek bir program. Özellikle hızlı          �network rendering� sistemi ve gerçekçi yüzey efektleri tüm kullanıcılar          tarafından oldukça beğeni topluyor. Benzer programlarla saatlerce uğraşarak          ortaya çıkarılan çalışmalar CINEMA 4D�nin kullanıcı dostu arabirimi sayesinde          hızlı bir şekilde sonlandırılabiliyor. 3D modelleme, animasyon, jenerik          üretimi, post-production, film kurgu, özel efekt v.b. alanlarda hizmet veren          kişi ve kuruluşların CINEMA 4D�yi kesinlikle yakın takibe almaları önerilir.          Cinema 4D�yi ülkemizde CP Vision temsil ediyor.&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Kaynak :&lt;/b&gt; Network Consultant, Cpv System Haus&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Derleme :&lt;/b&gt; Bengi Demirkan          - University of Greenwich / Peyzaj Mim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/189132772155168540-5114406015474549794?l=peyzajmimarligifp.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://peyzajmimarligifp.blogspot.com/feeds/5114406015474549794/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=189132772155168540&amp;postID=5114406015474549794' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/189132772155168540/posts/default/5114406015474549794'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/189132772155168540/posts/default/5114406015474549794'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://peyzajmimarligifp.blogspot.com/2008/01/cinema-4d-release-8.html' title='CINEMA 4D Release 8'/><author><name>Peyzaj Mimarlığı</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02775227668334534243</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='17009975199923169237'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-189132772155168540.post-8182574484532837702</id><published>2008-01-20T09:16:00.003-08:00</published><updated>2008-01-19T10:36:57.107-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Foto Edit ile resim boyutlandırma'/><title type='text'>Foto Edit ile resim boyutlandırma</title><content type='html'>Mevcut resimlerin            boyutları ile oynayabildiğimiz gibi, renkleriyle tonları ile de            oynayabiliyor ve keskinleştirme gibi efektler de verebiliyoruz.            Uzantılarını farklı olarak bmp, jpg, gif, png vs. uzantılarla            değiştirebiliyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                       Öncelikle programı            kuruyorsunuz makinenize. Daha sonra aşağıdaki resimleri izleyerek            Foto ebatları ile oynayacağız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;           &lt;b&gt;                          Resimler programın açılmış halidir. &lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;            &lt;img src="http://www.peyzaj.org/2004/3d/fotoresim/1A.jpg" border="0" height="357" width="447" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                        Alttakinde ise            görmek istedigimiz resmi boyutlandırmak amacı ile seçiyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;            &lt;img src="http://www.peyzaj.org/2004/3d/fotoresim/2A.jpg" border="0" height="387" width="447" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                        Alttaki resimde            ise fotoyu göz önüne getiriyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;            &lt;img src="http://www.peyzaj.org/2004/3d/fotoresim/3A.jpg" border="0" height="342" width="447" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                        Altta ise            boyutlandırmak amacıyla resize menüsüne giriyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;            &lt;img src="http://www.peyzaj.org/2004/3d/fotoresim/4A.jpg" border="0" height="345" width="447" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                        72 dpi &lt;b&gt;�750x....�&lt;/b&gt;            noktalı kısmını kendisi otomatik belirleyecek. Dikey resimlerde ise            750 yi Height kısmına yazacagız.    &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;            &lt;img src="http://www.peyzaj.org/2004/3d/fotoresim/5A.jpg" border="0" height="374" width="447" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                        Altta ise &lt;b&gt;Ok.&lt;/b&gt; e tıklayıp, onayladıgımız yeni boyutu &lt;b&gt; farklı&lt;/b&gt; kaydedecegiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;            &lt;img src="http://www.peyzaj.org/2004/3d/fotoresim/6A.jpg" border="0" height="346" width="447" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;            Altta hangi            klasöre koymak istiyorsak, o klasöre yeni bir isim vererek            kaydediyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;            &lt;img src="http://www.peyzaj.org/2004/3d/fotoresim/7A.jpg" border="0" height="414" width="447" /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/189132772155168540-8182574484532837702?l=peyzajmimarligifp.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://peyzajmimarligifp.blogspot.com/feeds/8182574484532837702/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=189132772155168540&amp;postID=8182574484532837702' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/189132772155168540/posts/default/8182574484532837702'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/189132772155168540/posts/default/8182574484532837702'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://peyzajmimarligifp.blogspot.com/2008/01/foto-edit-ile-resim-boyutlandrma.html' title='Foto Edit ile resim boyutlandırma'/><author><name>Peyzaj Mimarlığı</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02775227668334534243</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='17009975199923169237'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-189132772155168540.post-2618310111414845507</id><published>2008-01-20T09:16:00.002-08:00</published><updated>2008-01-19T09:20:13.217-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Se ve J1'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='MicroStation Descartes'/><title type='text'>MicroStation Descartes, Se ve J1</title><content type='html'>&lt;b&gt;MicroStation Descartes, Se ve J1 &lt;/b&gt;                       &lt;b&gt;Kapsamlı Resim Çözümü&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;       &lt;br /&gt;        MicroStation Descartes, resim dosyaları üzerinde çalışma (edit) veya otomatik          vektörizasyon yapabileceğimiz geniş tabanlı resim çözüm yazılımıdır. Kendi          alanında tek olan MicroStation Descartes mühendisler ve plancıların kullanım          alanlarına yönelik tasarlanmıştır. Muhteviyatlarını şu başlıklarda toplayabiliriz.&lt;br /&gt;       &lt;br /&gt;        Siyah-beyaz ve renkli resim dosyalarının görüntülenmesinde yüksek performans          Standart resim dosyalarını yükleyebilme ve sıkıştırabilme, Native RTL ve          PostScript ile güçlü plot kapasitesi, MicroStation plot, ZEH için arayüz,          Cadnet ve Intergraph network plot alanı, Resim yerleştirme ve dönüştürme          (affine, helmert transformasyonları vb) fonksiyonları, Resim editleme kapasitesi;          transparan, mozaik, montaj, koridor ve raster çizimler, Raster görüntüyü          otomatik vektörizasyon, text ve sembol tekrarlarını sıralama, "Model Server          Imager client" fonksiyonu Değiştirilebilir çek-yerleştir (drag and drop)          tool-box'ları ve menüler, MicroStation BASIC ve MDL programlarını kullanabilme.        &lt;br /&gt;       &lt;br /&gt;        Resim anlatımı Bir resmi herkes anlayabilir ve bir resmin vektörel hazırlanmış          bir sunumdan daha fazla bilgi içerdiği son derece açıktır. MicroStation          Descartes bu iki anlatım için (resim ve vektör) en iyi çözümü ortaya koymayı          hedeflemiştir. MicroStation /J üzerinden çalıştığı için MicroStation'un          CAD gücünü, kendi fonksiyonları ile resim (image) gücünü ortaya koyar. Kullanıcı          istediği platformda (resim/vektör yada her ikisi) çalışarak, proje için          en uygun yolu belirler.&lt;br /&gt;       &lt;br /&gt;        &lt;b&gt;Resim dosyaları için ihtiyacımız olan bütün araçlar&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;       &lt;br /&gt;        Eksiksiz resim çözümü, projelerde ihtiyaç duyulan isteklere limit koymadan          cevap verebilecek güçte olmalıdır. MicroStation Descartes ile projelerde          farklı formatlarda resim dosyalarını kullanabilir, hava fotoğraflarının          mozaik görünümü elde edilebilir, hava fotoğrafları yenilenebilir. Bir resmi          kullanışlı vektörlere (otomatik) dönüştürülebilir yada arazi modelimiz üzerine          kaplayabilir ve bunlar üzerinde görsel uçuş yapabiliriz. MicroStation Descartes          herhangi bir çözünürlükteki veya ölçekteki siyah-beyaz ve renkli resimleri          rahatlıkla kullanır. Resim dosyası MicroStation Descartes'e yüklendikten          sonra 8 pencereden biri veya birkaçında görüntülenebilir, resim kontrol          fonksiyonları (büyütme, küçültme, tekrar çizme gibi) ile yönetilebilir.          Resim açma-kapama, kaydırma, büyültme, küçültme hızı, görmeden inanılamayacak          kadar abartılıdır.&lt;br /&gt;       &lt;br /&gt;        &lt;b&gt;Yükle ve git &lt;/b&gt;&lt;br /&gt;       &lt;br /&gt;        Farklı türden resimleride destekler. Bunlar; HMR, TIFF, GEOTIFF, COT, CIT,          RLE, CALS, IMG, PCX, IMG (24 bits), BUM, TG4, INT, RGB, TGA, JPEG, RLC,          RS ve BMP'dir. Resim boyutlaranı azaltmak için Deflate, Packbits, CCITT3,          CCITT4, ve JPEG data kompres fonksiyonları kullanılır. Belirtilen formatlardaki          resim dosyalarının konum bilgilerini algılar,yerleştirir. MicroStation Descartes'de          resimler desteklenen bütün formatlara dönüştürülebilir.&lt;br /&gt;       &lt;br /&gt;        &lt;b&gt;Harita resim dosyalarını koordinatlarına yerleştirme&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;       &lt;br /&gt;        Herhangi bir resim dosyası önceden konum bilgisine sahip değilse, bu dosyayı          (özellikle harita resimlerini) coğrafik konumuna getirmek gerekir. MicroStation          Descartes içerisinde resim konumlama ve dönüştürme (transforme) fonksiyonları          vardır. Bu fonksiyonlar ihtiyaca göre sıralanmış komutlar dizisinden oluşur.          Herhangi bir resim istenilen yere mouse ile kolayca yerleştirilebilir ve          istendiği anda yeri değiştirilebilir. Prezisyonlu resim yerleştirme işi          genellikle harita fotoğraflarında büyük önem taşır. Bunun içinde en az 3          veya 4 ortak noktadan dönüşüm yapılması gerekir. Bu sayede resim coğrafik          uzayda doğru koordinatlarına yerleştirilmiş olur. MicroStation Descartes          kontrol noktalarını listeler ve geometrik doğruluğu gösterir. Hava fotoğrafları          daha önceden çizimi tamamlanmış tasarımlara bu sayede yerleştirilir.MicroStation          Descartes resimleri ve vektörleri aynı pencerede gösterir. Yada farklı pencerelerde          resim gösterimi istenmiyorsa bunun için olanak sağlar.&lt;br /&gt;       &lt;br /&gt;        &lt;b&gt;Doğru geometride vektörize edilmeye hazır resim&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;       &lt;br /&gt;        Koordinatlarına göre yerleştirilmiş resim, vektörize edilmeye hazır halde          demektir. Resim üzerinden sayısallaştırma sırasında fonksiyon komutları          eleman üzerinden ayrılmadan (nokta, doğru, ark gibi) çalıştırılabilir. MicroStation          Descartes MicroStation/J üzerinden çalıştığı için sayısallaştırma MicroStation/J'nın          bütün CAD gücü kullanılarak yapılır. Otomatik vektörizasyon ise MicroStation          Descartes içerisinde tanımlanmış fonksiyonlar yardımı ile yapılır.&lt;br /&gt;       &lt;br /&gt;        &lt;b&gt;Resimleri arazi modeli üzerine kaplamak&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;       &lt;br /&gt;        MicroStation Descartes ile sayısal arazi modeli üzerine aynı yerin resmi          kaplanabilir. MicroStation Descartes ve MicroStation/J'nın fonksiyonları          dinamik bir sunum hazırlanabilir. MicroStation Descartes'ın resmi hızlı          gösterebilme özelliği yardımıyla, hayali uçuş yapılabilir ve gerçeğe yakın          sonuç elde edilebilir ve bu hareketli görüntü AVI formatında kaydedilebilir.        &lt;br /&gt;       &lt;br /&gt;        &lt;b&gt;Resimlerin çizime dönüştürülmesi&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;       &lt;br /&gt;        MicroStation Descartes'ın özellikleri; taranmış (scan) harita veya çizimleri,          kullanışlı vektörel dataya çevirme, otomatik vektörizasyon, interaktif dönüşüm          yapabilme ve dijitize edebilme başlıkları altında toplanmış bir dizi dönüşüm          araçları ile standardize edilmiştir. Vektörizasyona hazırlık için, resim          dosyası üzerinde istenilmeyen lekeler temizlenebilir. Bunun için yatay,          düşey ve eğimli silme fonksiyonları bulunmaktadır. Resim dosyasında leke          büyüklükleri tanımlanarak istenilmeyen birçok fazlalık otomatik temizlenebilir.          Bu fonksiyonlar tanımlanmış bölgeye yada bütün dosyaya uygulanabilir. Microstation          Descartes vektörizasyon fonksiyonları ile resim dosyası üzerinden sayısallaştırma          işlemi yada otomatik vektörizasyon yapılabilir.&lt;br /&gt;       &lt;br /&gt;        150�den fazla farklı obje : ağaçlar, çalılar, sarılıcılar, çiçekler (su          zambakları, kamış ve sarmaşıklar gibi). Tüm bitkiler olabildiğince detaylandırılmıştır.          Ek bir yazılıma ihityaç yoktur. Mevsim seçimi, basit bir materyal tablosu          ekleyerek yapılabilmektedir.&lt;br /&gt;        Kullanımı kolay : hücre seçilir ve canlandırılır. Galeri bölümündeki pek          çok resim MicroStation ile canlandırılmıştır.        &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;        &lt;b&gt;Derleme :&lt;/b&gt; Bengi Demirkan - University of Greenwich / Peyzaj Mim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/189132772155168540-2618310111414845507?l=peyzajmimarligifp.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://peyzajmimarligifp.blogspot.com/feeds/2618310111414845507/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=189132772155168540&amp;postID=2618310111414845507' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/189132772155168540/posts/default/2618310111414845507'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/189132772155168540/posts/default/2618310111414845507'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://peyzajmimarligifp.blogspot.com/2008/01/microstation-descartes-se-ve-j1.html' title='MicroStation Descartes, Se ve J1'/><author><name>Peyzaj Mimarlığı</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02775227668334534243</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='17009975199923169237'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-189132772155168540.post-1146706605450184063</id><published>2008-01-20T09:16:00.001-08:00</published><updated>2008-01-19T09:19:10.974-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Genişletilmiş Gerçeklik'/><title type='text'>Genişletilmiş Gerçeklik</title><content type='html'>&lt;b&gt;Genişletilmiş Gerçeklik&lt;/b&gt;                                                                     &lt;br /&gt;               Öyle bir sistem düşünün ki,            bilgisayar ekranında gördüğümüz bazı bilgiler ve grafikler, monitörden            çıkıp hayatımıza girmişler. Nereye bakıyorsak, gözümüze takmış            olduğumuz özel bir gözlük sayesinde, baktığımız yer hakkındaki            bilgiler gözlerimizin önüne geliyor�tıpkı bazı bilim kurgu filmlerinde            gördüğümüz gibi. Çeşitli laboratuarlardaki bilim adamları, işte böyle            bir proje üzerinde çalışıyorlar. Eğer proje başarıyla hayata            geçirilirse, hayatın pek çok alanını daha kolaylaştıracağa ve çok            büyük ses getireceğe benziyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;             Genişletilmiş gerçeklik adı verilen            sistem, temelde, başa takılan bir gösterici, takip etme cihazı ve            taşınabilir küçük bilgisayardan oluşuyor. Araştırmacılar bu üç cihazı            da tek bir ünitede toplamak, kemere benzeyen bir cihazla da            kullanıcının başına taktığı gözlüğe benzer göstericiye, kablo            kullanmadan bilgileri aktarmak istiyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;             İş tabii ki burada bitmiyor.            Araştırmacıların önünde çok daha büyük sorunlar var. En büyük sorun,            kullanıcının baş ve göz hareketlerine uygun olarak grafiklerin,            kullanıcının bakış açısından çıkmayacak şekilde aktarılması sırasında            çıkıyor. Bir grup araştırmacı, sadece, hem bu sorunu ortadan            kaldıracak, hem de ucuza mal olacak bir görüntüleyici üzerinde            çalışıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;             Bir başka sorun ise, kullanıcının            yerini ve yöneldiği yönü belirlemede ortaya çıkıyor. Halihazırda            araçlarda kullanılan GPS, 10-30 metrelik hatâlarla araçların yerini            tespit ediyor. Bu yüzden genişletilmiş gerçeklik gibi bir sistem için            GPS pek elverişli değil. Bunun yerine, Kuzey Carolina Chapel-Hill            Üniversitesinden bir grup araştırmacı, HiBall adını verdikleri yeni            bir takip sistemi geliştirdiler. Bu sistem 45 metrekarelik bir alan            içerisinde hatâsız çalışıyor ve genişletilmiş gerçeklik için oldukça            elverişli görünüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;             Bu sorunlar çözüldüğü takdirde sistem            hayatın pek çok alanında yer almaya başlayacak. Örneğin makine bakımı            ve mimarî, genişletilmiş gerçekliğin kullanılacağı ilk alanlardan biri            olarak gösteriliyor. Genişletilmiş gerçeklik sistemi, kişinin            çalıştığı parça üzerine sanal bir grafik çizecek. Çalışan da buna            bakarak nereye ne eklemesi gerektiğini görecek, işini tamamlayacak.          &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;             Turistler ve öğrenciler de bu sistemi            kullanabilecekler. Meselâ Çanakkale Savaşının yapıldığı yerlere            gidenler, başlarına taktıkları görüntüleyiciler sayesinde, savaşı,            âdetâ içindeymiş gibi öğrenebilecekler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;             Bilgisayar oyunları da bu sistemden            nasibini alacak. Oyundaki unsurlar, kullanıcının çevresindeki gerçek            dünyaya yansıtılacak. Kullanıcı, oyundaki karakterlerden biri olacak            ve oyun oynayacak. (Hemen belirtelim, bunun bir prototipi,            Avustralyalı bir araştırmacı tarafından yapıldı bile. En meşhur            oyunlardan biri olan Quake�i temel alan prototipte araştırmacı, bir            üniversite kampüsü modelini oyunun yazılımına ekledi. Araştırmacı bu            sistemi kullanarak kampüse giderken, kendisini oyunun içinde buluyor.)          &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;             Genişletilmiş gerçeklik, askeriye            için de biçilmiş bir kaftan görevini görecek. Bu sistem sayesinde, bir            askerî birliğe, bulunduğu yer hakkında bilgi verilecek, tehlikeli            durumlarda düşman askerlerinden saklanılacak yerler gösterilecek.          &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;             Ama bütün bunların gerçekleşebilmesi            için, birkaç yıl beklemek gerekecek. Zira araştırmacılar,            karşılaştıkları sorunların 2010 yılına kadar ancak çözülebileceğinin,            genişletilmiş gerçeklik sisteminin piyasaya sunulabileceğinin haberini            veriyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                          &lt;b&gt;Derleme :&lt;/b&gt; Durcan Cengiz / Peyzaj Mimarı&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/189132772155168540-1146706605450184063?l=peyzajmimarligifp.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://peyzajmimarligifp.blogspot.com/feeds/1146706605450184063/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=189132772155168540&amp;postID=1146706605450184063' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/189132772155168540/posts/default/1146706605450184063'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/189132772155168540/posts/default/1146706605450184063'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://peyzajmimarligifp.blogspot.com/2008/01/geniletilmi-gereklik.html' title='Genişletilmiş Gerçeklik'/><author><name>Peyzaj Mimarlığı</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02775227668334534243</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='17009975199923169237'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-189132772155168540.post-6559774826298498162</id><published>2008-01-20T09:16:00.000-08:00</published><updated>2008-01-19T09:18:13.067-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bitki Koruma Merkezi'/><title type='text'>Bitki Koruma Merkezi</title><content type='html'>&lt;b&gt;Bitki Koruma Merkezi&lt;/b&gt;                                                                                                              &lt;br /&gt;                  Bitki Koruma                Merkezi (CPC), 28 botanik bahçenin ve arboretumun yetkilendirdiği                Amerika�daki tehlike altındaki türleri koruyan ulusal bir                konsorsiyumdur. CPC�nin koruma gücünün Birincil odağı ex situ                korumadır, tohumdan başlar. 1987�de Desert Botanical Garden,                Kuzeydoğu bölgesel bahçe olarak hizmet etmektedir. CPC�nin                kuzeydoğu bölgesi; öncelikle Sonoran, Chihuahuan ve Mojavean                çöllerinden güneydoğu California�ya kadar uzayıp Güney Arizona�dan                geçerek güneybatı Yeni Meksika ve batı Teksas�a uzanmaktadır.                Desert Botanical Garden, ender U.S. bitki taksonomisi CPC Ulusal                Koleksiyonu�na ait 36 endemik güneybatı bitki türlerine ev                sahipliği yapmaktadır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                    Ulusal                Koleksiyondaki her tür için, CPC, neslin tükenmesini önlemek                amaçlı $10,000 bağış sağlamıştır.  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                   Herbaryum, halk                ve araştırmacıların çalışmalarında kullanmaları için bitkiler                hakkındaki verileri kapsayan paha biçilemez bir depo gibidir.                Korunan bitki türlerinin -kimliği belirlenmiş, etiketlenmiş-                koleksiyonudur ve kayıtlar sürekli devam etmek, güncel olarak                sunulmaktadır. Bitki etiketleri, bitki hakkında bilgi vermektedir                ve böylece her bitki için doküman belge şeklinde sunulmaktadır.                Özel koleksiyonlar için ciltlenmiş kitap formlu arşiv bulmak                mümkündür. Modern herbaryumda, türler dosyalar halinde özel                kabinlerde, sınıflandırılmış ve botanikte bilimsel                adlandırılmasına göre alfabetik şekildedir.  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                   Herbaryumdaki                araştırma sonuçları, bitki kimliklendirmesi, bitki ve bitki                anatomisi karşılaştırmaları, nüfus çalışmaları, istilacı türleri,                çalışmalar ve programlar için belgelenmiş türleri, yerel türleri                içermektedir. Desert botanical Garden Herbaryumu (DES) 51,000�in                üzerinde türü kapsamaktadır. DES 1974�te Ulusal Kaynak Koleksiyonu                olarak ünvanlandırılmıştır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                    Koleksiyon,                dünyadaki kurak ve yarı kurak bölge Bitkilerinden meydana                gelmektedir, özellikle güneybatı U.S. ve kuzey Meksika. Kaktüs                (3.000 tür) ve agavlar (1.800 tür) alan içindeki en gösterişli                bitkilerdir. Herbaryum tür belgeleri, koleksiyon içindeki                Bitkilerin varlığını kanıtlamakta ve güneybatı U.S. - Meksika�daki                etnobotanik çalışmaları da desteklemektedir. Herbaryum                koleksiyonu, hem alan çalışanlar hem alanı ziyaret eden bilim                adamları için floristik ve taksonomik çalışmalarda                kullanılmaktadır. Ayrıca dünyadaki botanik bahçeler ve                üniversitelerdeki araştırmacılara türler ödünç verilebilmektedir.                &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                    Koleksiyon                veritabanı, herbaryumda 2001 senesinde kataloglanmaya başladı. Bu                veritabanına 4.000�in üzerinde veri girişi tarihsel olarak                yapıldı. veritabanı �Güneybatı Doğal Tarihsel veritabanı� olarak                internette yayınlanmaktadır. Güncelleme ise Çevresel Çalışmalar                için Arizona State Üniversite Merkezi tarafından yapılmaktadır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                    &lt;b&gt;                Kütüphane&lt;/b&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                    Desert Botanical                Garden Kütüphanesi, botanik kitaplar ve eğitici-araştırma sürekli                yayınları koleksiyonlarına sahiptir. Desert Botanical Garden                çalışanları, gönüllüler, üyeler ve ziyaretçiler için bir eğitim ve                araştırma aktivitesine olanak sağlayacak niteliktedir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                    Dünyadaki                çöllere ilişkin floristik, ekolojik ve hortikültürel çalışmaların                referansları kütüphanede yer almaktadır. Kuzey Amerika�nın ve                kuzey ve merkez Meksika güneybatı çöllerindeki sukkulentler ve                bitki familyaları hakkında kapsamlı materyal bulunmaktadır. Çöl                Bitkilerinin detaylı monografları ve yerel floradan genel                kültüvasyonlara kadar kapsam vardır. Kütüphane, bitki                sınıflamaları ve adlandırılmaları, yenilebilir ve kullanılan                bitkiler, ender ve tehlike altındaki bitkiler, çöl ekolojisi ve                koruma yolları hakkında botanik örnekler, resimler olarak                materyale de sahiptir. Koleksiyonda 6.300 kitap, 300 süreli                yayın yer almakta ve kütüphanenin 50 kadar üyesi bulunmaktadır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                    &lt;b&gt; Diğer kullanımlar&lt;/b&gt;                  &lt;br /&gt;                                   Sosyal hayat ve                iş yaşamına dair etkinlikler için, Desert Botanical Garden çeşitli                mekanlar sunmaktadır. Açık hava pavyonu, doğal manzaralı avlular                ve tarihsel düzenlemeler bu etkinlikler için seçenekler sunmakta.                &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                    Hayatın yeniden                başladığını düşlediğinizde, Desert Botanical Garden sizi çölün gün                batımı seremonisiyle karşılamaya hazırdır. Yıldızlar altında akşam                yemeği, daha sonra gece mesquite ağaçları altında dansla sizi                çağırmakta. Evlilik töreni için Desert Botanical Garden unutulmazı                size sunacaktır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                    İş görüşmeleri                ve konferanslar içinde oditoryumlar seçenek sunacaktır. Grup                aktiviteleri, toplantılar, öğle yemekleri ve akşam yemekleri,                egzotik çöl florasıyla düzenlenmektedir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                     Kaynak: dgb.org&lt;br /&gt;                              &lt;b&gt;                Derleme: &lt;/b&gt;                 Pınar            Özyılmaz/ Peyzaj mimarı- Ankara.Ü&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/189132772155168540-6559774826298498162?l=peyzajmimarligifp.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://peyzajmimarligifp.blogspot.com/feeds/6559774826298498162/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=189132772155168540&amp;postID=6559774826298498162' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/189132772155168540/posts/default/6559774826298498162'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/189132772155168540/posts/default/6559774826298498162'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://peyzajmimarligifp.blogspot.com/2008/01/bitki-koruma-merkezi.html' title='Bitki Koruma Merkezi'/><author><name>Peyzaj Mimarlığı</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02775227668334534243</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='17009975199923169237'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-189132772155168540.post-8936506546443278344</id><published>2008-01-20T09:11:00.009-08:00</published><updated>2008-01-19T09:16:40.809-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Peyzaj Mimarlığında Tasarım Eğitimi'/><title type='text'>Peyzaj Mimarlığında Tasarım Eğitimi - 1</title><content type='html'>&lt;b&gt;  Peyzaj Mimarlığında Tasarım Eğitimi - 1 &lt;/b&gt;                                                                                                                                      &lt;b&gt;PEMÖT                    Sempozyum sunumu                        03 Mart 2003                    Perşembe &lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                &lt;br /&gt;                 Tasarım kendiliğinden göreceli ve kişisel bir kavram olduğu                    gibi tasarım eğitimi de bağlı olduğu bölümlerin ihtiyaçlarına                    göre şekillenmektedir. Tasarım eğitimi bağlı olduğu tek bir                    disiplin çerçevesinde bile bir çok farklı unsur içerir.                    Tasarım eğitiminin içeriği ve yetkinliği öğrencinin hayal                    gücüne, bakış açısına, algısına, değerlendirme ve yeniden                    kurgulama yeteneğine bağlı olarak şekillenmelidir. Bu nedenle                    tasarım eğitiminin öğrencinin özelliklerine göre                    yönlendirilmesi başarıyı artıracaktır.                                            &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                 Tasarım gündemle, zamanla, toplumsal ve kişisel olarak sürekli                    değişim içindedir. Dünyada hiçbir varlığa tek bakış açısı, tek                    model, tek kuram, tek hedef ve tek çerçeveyle bakamayız.                    Dolayısıyla tasarım eğitimine çok yönlü bakabilmek eğitim                    sorumluluğunun ilk ilkesi olmalıdır. Tasarım eğitiminde                    eğiticilere düşen, özgürlüklerin öğrenci ve eğitici arasında                    cesaret kırıcı olmadan öğrenci-yaratıcının öznelliğinde                    kültürel fenomen olarak mimarlığın karmaşıklığının                    değerlendirilmesidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                 Peyzaj mimarlığı eğitimi; öğrencilere snatsal ve kültürel                    tasarım bilgisi, tasarım ve fiziksel form olarak problemleri                    analiz etme yeteneği, tsarımı bir yapı işine çevirmek için                    teknik donanım ve profesyonel projeler için yetenek ve bilgi                    kazandırmalıdır. Özellikle stüdyoda öğrencilerin analitik ve                    eleştiri yeteneğini geliştirici ve yaratıcı potansiyelini                    artırıcı çalışmalarla tasarım disiplinlerinin ve planlarının                    uygulamalarla kültürel olarak şekillenmesi sağlanmalıdır.                                        &lt;br /&gt;  &lt;b&gt;&lt;br /&gt;                   Genel Bakış:                    &lt;/b&gt;                       &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                 Günümüzde tasarım, globalleşmeye, yeni teknolojilere, çevresel                    faktörlere, ilgili mesleki disiplinlere, değişen geleneklere                    bağlı birbirinin yerini alan trendlere göre sürekli                    değişmektedir. Dolayısıyla Peyzaj mimarlığında tasarım eğitimi                    de, değişim ve sorunlara cevap veren, tasarım yayınlarını ,                    yenilikleri takip eden ve değişen global değerlere bağlı                    olarak geleceğin kompleks çevresine hazır olan öğrenci                    merkezli bir yapıya kavuşturulmalıdır.                          &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                 Yanlızca Peyzaj mimarlığının teknik bilgisine sahip olmanın,                    ilerde tasarımın getireceği pratik soruları yanıtlamakta                    yeterli olmayacağı bilinmektedir. Eğitimin pratiği bu konudaki                    kabullere dayanmakta, tasarım eğitimine farklı yaklaşımların                    temelinde, çoğu zaman açığa vurulmayan kavramsal çerçeveler                    yer almaktadır. Bazen felsefi ve bilimsel, bazen mistik ve                    yarı dinsel olan bu çerçeveler belirli bir mimari yaklaşımı ve                    mimarlık pratiğini belirginleştirmek için gerekli zihinsel                    araçları ve kavramları sağlarlar. Daha mimarlık eğitimi                    sırasında karşımıza çıkan bu çerçevelerden birini sorgulamadan                    benimsemek yerine tasarım ve tasarım eğitimi üzerine düşünmeye                    başladıktan sonra başvurabileceğimiz, sınırları belirli bir                    uzmanlık alanından çok, bir kuramsal çerçeveler labirentidir.                    Bu labirentten çıkış yolu bulamayıp bazen içiçe geçmiş gibi                    görünen, bazen ulaşılmaz olan sayısız yaklaşımın varlığını                    kabullenmek ve kişisel eğilimlerimize uygun düşen bir seçim                    yapmak ya da deneme yanılma yoluyla bunu benimsemek sıkça                    karşılaşılan bir durumdur. Yapılan araştırmalar, tasarım                    eğitimiyle ilgili olan labirenti daha da büyütüp içinden                    çıkılması zor bir hale gelmeyi sağlamıştır.                          &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                 Kısacası, eğitim başlı başına başı sonu olmayan bir konudur.                    Bir de tasarımın düşünsel boyutu ve kişiselliği eklendiğinde,                    �Tasarım Eğitimi� nden bahsetmek biraz karmaşık bir hal                    almaktadır. İçiçe geçmiş bu çerçeveler bütünlüğünü en iyi                    şekilde aralayıp, - bir öğrenci olarak- hala tartışılmakta                    olan ( hiçbir zaman da kesin çerçeveler içine alınamayacağı                    hepimiz tarafından bilinmektedir) "Peyzaj mimarlığında                    tasarım eğitimi nasıl olmalı?" sorusuna en uygun cevabı bulmak                    açıkçası biraz zor gözükmektedir.  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                 Sonuçta bu çalışmayla, kuramsal çerçeveler içinde yer alan                    tasarım eğitimi kabul edilen yaklaşımlara göre                    değerlendirilip kişisel olarak "olması gereken" belirlenmeye                    çalışılmıştır. Günümüzün sürekli değişen ortamında,mimarlıktan                    beklenenlerin nitelik ve boyutları da değişmektedir. Bununla                    beraber, tasarım eğitiminin verdikleriyle, bu eğitimden                    beklenenler arasındaki çelişkilerde artmaktadır. Kullanıcılar,                    ihtiyaçlarındaki değişimlere uyum sağlayabilen, doğayla                    bütünleşebilen ve bu özelliklerini geniş zaman dilimlerinde                    koruyabilen çözümler istemektedir.                                         &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                     Tüm bu                    beklentiler, mimarlık bölümlerinin, öğrenci seçiminden,                    öğrenci ve öğretim elemanı yetiştirmeye kadar, eğitim ve                    öğretim programlarının gözden geçirilerek, yeniden                    belirlenmeleri gereğini ortaya koymaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                    &lt;b&gt;                                       Konuşmacı :  &lt;/b&gt;                                                        Işıl Ünal-İ.Ü Peyzaj Mimarı&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/189132772155168540-8936506546443278344?l=peyzajmimarligifp.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://peyzajmimarligifp.blogspot.com/feeds/8936506546443278344/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=189132772155168540&amp;postID=8936506546443278344' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/189132772155168540/posts/default/8936506546443278344'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/189132772155168540/posts/default/8936506546443278344'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://peyzajmimarligifp.blogspot.com/2008/01/peyzaj-mimarlnda-tasarm-eitimi-1.html' title='Peyzaj Mimarlığında Tasarım Eğitimi - 1'/><author><name>Peyzaj Mimarlığı</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02775227668334534243</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='17009975199923169237'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-189132772155168540.post-5922953300431229707</id><published>2008-01-20T09:11:00.008-08:00</published><updated>2008-01-19T09:15:23.209-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Minimalist Bahçeler'/><title type='text'>Minimalist Bahçeler</title><content type='html'>&lt;table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" height="100%" width="100%"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td class="Peyzajhaber"&gt;&lt;b&gt;                Minimalist Bahçeler&lt;/b&gt;&lt;/td&gt;             &lt;/tr&gt;             &lt;tr&gt;               &lt;td height="25"&gt;              &lt;br /&gt;&lt;/td&gt;               &lt;td height="25"&gt;               &lt;table align="center" border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" width="98%"&gt;                 &lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;                   &lt;td&gt;                             &lt;br /&gt;                              Zaman içinde                değişen ruh hallerimizi ifade eden yeni bir bahçe yaratma                formu-fikri ortaya çıkmıştır. Bu yeni fikir çağdaş olmakla                birlikte, ana fikirleri geçmişe bağlı geleneklerle köklenmiştir.                Teknolojiyi de beraberinde kapsayan bu ton aynı zamanda doğal                materyalleri de en iyi şekilde kullanmayı mümkün kılmaktadır. Bu,                heyecanlandırıcı ve nefes kesici olmakla birlikte kullanıcıda                yavaş yavaş sakinleştirici ve dinlendirici -istirahat ettirici-                bir etki de yaratmaktadır. Tasarımda oldukça basit görünen ancak                özünde kurnazlıkla saklanmış bir hazine ve zor anlaşılırlık ile                birlikte derin semboller de içermektedir.              &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mükemmel biçimde                tasarlanabilen bahçeler, sessiz, bitkilendirmenin gerisine de                dayanan ancak bununla birlikte oldukça renkli ve boş alanları ile                ışığın dramatik bir biçimde kullanıldığı bahçeler olma                özelliklerini de taşırlar. Bu tasarımlar aynı zamanda dünyanın her                yerinde naturalistik ve ekolojik koşullarla yetiştirilmiş vahşi                düzendeki Bitkilerin mükemmel bir biçimde toparlanarak                sergilendikleri tasarımlardır. Bu, doğu-batı kültür ve                geleneklerinin konuya eşit bir şekilde dahil edilmesidir, eşit bir                şekilde yansıtılmasıdır, bu minimalist bahçedir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                               �Daha az                olan daha fazladır� (�Less is more�) 1959 yılında ünlü                Alman mimar Ludwig Mies van der Rohe bu kelimeleri bugünkü                Amerikan projelerinden birini ifade etmek amacıyla kullanmıştır.                Mies, bazı şeyleri frenlemek yerine zorlamış, bazı şeylerde ısrar                etmiştir. Ludwig Mies van der Rohe�un görüşüne göre, �Eğer                fikirleri azaltırsanız her fikir bir önceki halinden daha iyi ve                başarılı olacaktır� .&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                               Bugünkü                minimalizm, geniş bir dolaşımı ifade eden bir dönem                niteliğindedir. Çoğu insanın söylemek istediklerini ifade eden                birtakım konseptleri oluşmuştur ve mevcut kılınmıştır. Saf, temiz,                pürüzsüz-muazzam düzgün çizgiler, geometrik şekiller, darmadağın                olmamış sessiz-sakin renklere sahip sakinleştirici objeler                konsepti daha büyülü kılar. Ancak böyle tarif edilen düzenlemeler                ve dönemler görülen fotoğraflardan esinlenilerek                oluşturulabilmektedir çünkü, bugün �bazı� insanlar gerçek bir                minimalist düzende ev ya da bahçeye sahiptir, en azından bu                yerleri ziyaret etmiştir.                   (RESİM-01)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                               Minimalist                stiller insanların geçmişlerine ve deneyimlerine dek uzanan geniş                spektrumları içerir. Tasarımlar modern tasvirleri içerse dahi bu                tadı paylaşan kişiler için o kadar da yeni ve genç değildir.                Tasarımlarda, durgunluğun ve tevazünün yanında, kökeninde bulunan                değişik yaşlara ait kültür ve gelenekler kendini belli etmektedir.                Esas olarak minimalizm, birtakım duyguları, olumlu ve iyi                hissettiren-enerji verici hisleri de kapsamaktadır. Yakın                zamanları sembolize eden taze yaklaşımları, modern sunumları,                tazelik hissi uyandırıcı ve keyif verici özellikleri bünyesinde                barındıran tasarımlar minimalizmin özünü oluşturur. Böylece                minimalizm yeni başlangıçları sembolize eder. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                              &lt;b&gt;                  �Minimalizmin                bahçe tasarımının geçmişiyle ilgisi nedir?� &lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                 Bahçelerin                gelişimine baktığımızda, minimalizmin bir ipliğin devamı                niteliğinde batı ve doğuya özgü bahçe yapımında rol aldığını                görmekteyiz. Çin ve Japonya�daki oryantal bahçelerde, genellikle,                belirli bir limite sahip Bitkilerin kullanıldığını görürüz. Bu                bahçelerin dizaynları, belirli sembolik elementler ile (su ve                kaya) doğanın bir özetini sunar şekilde yapılmıştır ve                yapılmaktadır.                   (RESİM-02)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                               Batı                dünyasında ise, bahçeler sanatın dönüm noktalarında ve mimaride                gerekli unsurlardır. Bazı İtalyan Rönesans bahçeleri, karışık ve                kompleks villalarla ifade edilir. Örneğin, Viterba yakınlarında                bulunan Villa Lante bahçelerinin her biri fevkalade güzel mimari                komposizasyonlara sahiptir. Materyaller, ölçü ve hiyerarşiler                kalitenin birer yansımasıdır ve bütün bunlar bir mimari ile                çevrelenir. Bu, model niteliğindeki ev planlarının soyut versiyonu                olarak bahçelerle çevrilmesi şeklinde kendini göstermektedir.                Bahçeler, villa yapıları arasında iletişimi sağlayıcı etkendir.               &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                               Modernizm bir stil gibi yaşam                şekline dönüşmüştür. Günümüzde önemli bahçeler inşa                eden-tasarlayan mimarların hepsi dünyanın gelişimi ve bununla                birlikte ilerlemesinde alacağı yeni şekillere yardım etmekle                ilgilenmektedirler. Bu kişiler tarihle eğitilmiş, ekolojik denge                ile ilgili kişilerdir; teknolojinin faydalarını bilirler ancak                mutlaka kendi duygularını ve artistik yanlarını tasarımlarında                birer dokunuş gibi işlerler. Böylece; sakin, modern, enerjiyle                tasarlanmış, dengeli dünyaya ait minimalist bahçeler ortaya çıkar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                             Karmaşık                şeylerin güzel olduğunu düşünmek insanların ortak yanlışıdır  (DESCARTES)               &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                               Evin hemen                yakınında bulunan bahçelerin birden çok kullanım amaçları ve uzun                birer hikayeleri vardır. Bahçe bir rekreasyon alanı, açık havada                dinlenme ve gölgelenme-güneşlenme mekanı, bitki ya da baharat                yetiştirme ortamı, arkadaşlar ve aile ile eğlenme amaçları gibi                çeşitli amaçlara hizmet eder. Avlulu bahçelerin 2000 yıllık                geçmişine ve bugüne bakıldığında; şimdilerde volkanik küllerin                altında kalıntılar halinde yatan Roma Şehir Bahçeleri, bu                mekanları yukarıda da belirtilen bütün rekreasyonel aktivitelerin                yapılmasına olanak sunan , ev ile doğal dünya arasındaki bağı                kurucu özelliğe sahip olduklarını göstermektedir.                                  (RESİM-03)  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                               Ortada                bulunan bahçe, ev içindeki odalarda kapalı mekandan sıkılmış,                bunalmış kullanıcılar için bir nefes alma, sakinleşme hatta                meditasyon alanı olarak rol oynar. 2000 yıl öncesinde Çin                şehirlerinin yüksek duvarları ardında, kayaların ve suyun egemen                olduğu gizli meditasyon bahçeleri oluşturulmuştur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                               İç                mekanlarda kullanılan materyaller (kaya, taş, ahşap, plastik                elemanlar, cam, çelik, canvas vb.) aynı düzeyde dış mekanlarda da                kullanılabilir. Daha yumuşak özellikteki materyaller (kilim ve                perde gibi) eşitliğini-kullanılabilirliğini dış mekanlarda da                koruyabilir.                   (RESİM-04)  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                               Yeni evlerin                tasarım aşamalarında, başlangıç safhasında bahçe                haritalanmalı-planlanmalıdır. Aynı zamanda bu aşamada evin                çizilmiş planlarının da göz önünde bulundurulması gerekmektedir.                Böylelikle, iç ve dış mekanların birleştirilmesi-bütünleştirilmesi                mümkün olur. Eski evlerin tasarımlarında ise, belirli                materyallerin iç ve dış mekanlarda kullanıldığını görmekteyiz.                Böylelikle ışık ile birlikte dış mekanın enerjisi de içeride                hissedilebilir, dış duvarlar açılır, bir mekandan diğerine                net-kolay geçişler sağlanabilir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                               İç ve dış                mekanlar arasındaki iletişimi sağlama, tasarım değerini arttırıcı                bir unsurdur. Örneğin; bahçenin sınırları bir odanın duvarları                gibi sınırlarla çizilmemeli, düzgün olarak muhafaza edilmemeli ve                tamamen bitkilerle dekore edilip doldurulmamalıdır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                             �Minimalizm,                sade ama basit olmayan, yalın ama yavan olmayan bir güzellik                anlayışıdır...�  (Sublim -                HEGEL)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                               Ev ile bahçe                arasıdaki bağlantı pek çok farklı yolla sağlanabilir. Formal ve                pozitif bir eşikle veya sınırlarla bir alandan diğerine                hissedilmez bir akış sağlanabilir. Tasarım minimalist yolla                yapılıyorsa, kavşaklar minimum olacak şekilde mümkün olduğunca                azaltılır. İç mekan ve dış mekan arasındaki anlamlı bariyerin                azaltılması tasarımı olumlu kılmayabilir ancak bu tasarımı farklı                boyutlara taşımak için bir fırsat olur.                   (RESİM-05)  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                               İç ve dış                mekanlar arasındaki bağlantıyı arttırmanın bir diğer yolu da,                yapıdaki sınır çizgilerini farklı parçalarla değiştirmektir.                Örneğin; dış mekandaki zemin iç mekana geçişte devam                ettirilebilir. İç mekandaki duvar konstrüksiyonları dış mekandaki                bahçe duvarlarında standart çizgiler olarak devam ettirilebilir.                Bu yöntemle iç ve dış mekanlar arasında bir süreklilik                sağlanabilir. Bu yaklaşımın başarısı (olumlu yönü); tasarımdaki                detaylarda ve konstrüksiyonun sadeliğinde yatmaktadır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                               İç mekan,                kullanılacak materyallerle dışarıda da yankılanabilir. Dış çevre                ile böylece uyum sağlanabilir. Bu yöntem kurnazdır ancak açıktır.                Bu seviyede dekorasyona karışılmaz, ekleme yapılmaz ve böylelikle                iç bağlantıdaki geometri tam olarak ifade edilebilir.                                  (RESİM-06)  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                               Müşteri, iç                ve dış mekanlardaki dekorasyonların kendi içlerinde özelliklerini                muhafaza edebilen birer galeri niteliğini taşısın ister.                Dışarıdaki donatılar, kendi bahçesi içerisindeki dekorasyona                eklemeler yapması için müşteriye mükemmel fırsatlar sunar. Böylece                müşteri, minimalist bahçe içinde işe karışmanın en basit yolunu                elde etmiş olur. Bu, müşteri tatmini açısından son derece                önemlidir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                             �Fakirlik,                yoksunluk, eksiklik değildir MİNİMALİZM; aksine bilinçli bir                tercihtir. Zor olanı seçmektir, fazla çok yapmaktır.� (Mies - Less                is more) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                               &lt;b&gt;Derleme: &lt;/b&gt;           Ayşe Gül Aydın -İ.Ü / Peyzaj Mimarı)&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/189132772155168540-5922953300431229707?l=peyzajmimarligifp.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://peyzajmimarligifp.blogspot.com/feeds/5922953300431229707/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=189132772155168540&amp;postID=5922953300431229707' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/189132772155168540/posts/default/5922953300431229707'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/189132772155168540/posts/default/5922953300431229707'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://peyzajmimarligifp.blogspot.com/2008/01/minimalist-baheler.html' title='Minimalist Bahçeler'/><author><name>Peyzaj Mimarlığı</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02775227668334534243</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='17009975199923169237'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-189132772155168540.post-3516617707036964555</id><published>2008-01-20T09:11:00.007-08:00</published><updated>2008-01-19T09:14:57.248-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Başarlı Kent Parkları yaratmak'/><title type='text'>Başarlı Kent Parkları yaratmak</title><content type='html'>&lt;b&gt;Başarlı Kent Parkları yaratmak&lt;/b&gt;                                                           &lt;br /&gt;                        Kent parkları            bugünkü öncelikli rekreasyonel rollerinden sıyrılıp, toplumsal            gelişmeyi katalize edecek yeni rollere bürünebilselerdi,            şehirlerimizin gelişmesi ve zenginleşmesi yolunda başlıca bileşen            olurlardı. Parklar ve parkları çevreleyen alanlar yalnızca doğayla            ilişki kurulan yerler değil, aynı zamanda sosyal ve kültürel alışveriş            yapılan yerler olmalıdırlar. Bir park; pazar yerleriyle, paten kayan            insanlar ve oyun oynayan çocukların yaptığı fiziksel aktivitelerle,            sanatsal ve toplumsal olaylar ile veya sadece arkadaşlarıyla gezinen            gençlerle hayat bulur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                        Parklar çok uzun            yıllar boyunca dünyanın birçok kentinde, şehirlerin başarısını            şekillendiren çok önemli etkenler olmuşlardır. İlk �formal� parklar,            New York�taki Central Park örneğinde de olduğu gibi, 19�uncu yüzyılda            yoğun ve kirli kent yaşamıyla kontrast oluşturması amacıyla pasif            yeşil alanlar olarak yaratılmışlardır. Bununla birlikte uzun vadede bu            alanlar, gidilecek önemli hedefler ve yerler haline gelmişlerdir.            Central Park�taki The Sailboat Pond bu tür yerlere iyi bir örnek            teşkil eder; hem bir buluşma noktası hem de doğanın tadına varılan bir            mekandır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                        Daha sonraları            parklar; kent meydanları, yeşil kuşaklar, kısacası kent içinde yol            veya bina olmayan hemen hemen herşeyi kapsayan, daha geniş ve            birbirleriyle bağlantılı �açık alan sistemleri� olarak planlandılar.            Bu da, açık alanların kente faydalarının kısmen de olsa anlaşıldığının            bir göstergesidir. Fakat birçok şehirdeki kamu alanları ve kent            yaşamının kalitesi gözlemlendiğinde, söz konusu yaraların gerektiği            gibi idrak edilemediğini görüyoruz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                        Günümüz kent            parklarının içeriği, gençlere, yaşlılara veya yalnızca oturma/yürüyüş            amacı güden kullanıcılara çekici gelmeyen birkaç aktiviteden            ibarettir. Çoğunlukla gölgeli bir yer veya bir sandviç ya da bir            fincan kahve satın alınabilecek bir yer bile bulunmamaktadır. Buradaki            tehlike; insanların parkları kullanması için ne kadar az sebep olursa            o kadar az insanın parkları kullanacağı ve de parkların zamanla            önemini yitireceği gerçeğidir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                        Önemli kamu alanları            olan parkların yaratılmasında çeşitli adımlar vardır. İlk adım,            toplumun ilgi gösterdiği konuların belirlenmesi ile başlar. Bunun            belirlenmesinin ardından, parkın plan ve programının geliştirilmesi            için kullanıcıların meziyet ve ilgi alanlarının nasıl kullanılması            gerektiğine karar verilir. Tüm bunlar kullanıcıların parklara bakış            açısının gelişmesini sağlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                        Parkların nasıl            kullanıldığının gözlemlenmesi ve bireylerin park kullanımını algılama            şeklinin belirlenmesi de, başarılı alanlar yaratma yolunda anahtar            elemanlardır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                        Başarılı bir park,            farklı yaş grupları ve kullanıcı topluluklarına hitap edebilen birçok            aktivite sunar. Parkın öncelikle sahip olması gereken özellik; alana            ulaşımın kolay olması ve alanın çevreyle bağlantılı            olmasıdır-ulaşılabilirlik. Ayrıca park güvenli, temiz ve çekici olmalı            ve oturacak yerler bulunmalıdır-rahatlık ve görünüm. Hepsinden            önemlisi de parkın sosyallik özelliğidir; park başka insanlarla            karşılaşma, tanışma, buluşma aktivitelerinde de hizmet etmelidir. Bu            prosesin son ve en mühim kısmı ise değişiklikler yapmaktır; parkta            değişiklikler yapma ve bu değişikliklerin kullanımı nasıl etkilediğini            gözlemleme şeklinde uygulanır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                        Günümüzde bazı            şehirlerde parkların, kent yaşamının kalitesine çarpıcı biçimde            katkıda bulundukları anlaşılmaya başlanmıştır. Parkların,            mahallelerin/semtlerin kültürel yaşamlarıyla bütünleştirilerek ve            bakım, yeni programlar, hatta bazı durumlarda dizayn hakkında            kullanıcılara sorumluluklar verilerek , hiç umulmadık yerlerdeki            parklarda bir canlanma, yenilenme görme şansına sahip olunmuştur. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                        Aşağıda, kentsel            alanların olumlu yönde değişimine yol açan birkaç park örneği            verilmiştir:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;           Union Square Park, New York&lt;b&gt;   &lt;/b&gt;             New York�taki Union Square            Park, tarih boyunca değişik zamanlarda oteller, tiyatrolar ve moda            için bir merkez, işçiler, komünistler, anarşistler ve sosyalistlerin            sıkça buluştuğu ve münazara ettiği bir yer olmuştur. 1970�lerin            başıyla birlikte park ve çevresi gözden düşmüş ve istenmeyen            aktivitelerin mekanı haline gelmiştir. Yakın zamanda park, tarihsel            özellikleri korunarak restore edilmiştir. (...)  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;           Laguna Beach, California                             Lineer bir park ve            yürüyüş bandından oluşan alanda her yaş grubu için aktiviteler            mevcuttur: basketbol gibi küçük ölçekli spor alanları, çocuklar için            tırmanma elemanları, oturma ve oyun alanları, gezinti yolları, kafeler,            dikkat çekici çiçek parterleri ve Peyzaj görünümleri bunlardan            birkaçıdır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;           San Bernardino, California                            Yakın zamana dek San Bernardino�nun kalbi, etrafında            hızla akan trafikle birlikte bir park yeri olmaktan ibaretti.            İnsanları şehir merkezine çekmek amacıyla; çardaklar, yürüme yolları            ve oturma alanları ile çevrili çim kaplı bir meydan oluşturuldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                          Park çevresindeki yollara açılı park yerleri ilave            edilerek, ağaçlandırma yapılarak ve yaya geçitleri vurgulanarak trafik            yavaşlatıldı ve park, çevresindeki alanlarla daha ilişkili hale            getirildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;           &lt;b&gt;             Kaynak : &lt;/b&gt;            &lt;br /&gt;Fred Kent, President, Project For Public Spaces&lt;br /&gt;                         Kathy            Madden, Director, Urban Parks Institute&lt;br /&gt;                         Great            Parks/Great Cities: Seattle, 1998, Urban Parks Institute regional            workshop&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;     &lt;b&gt;             Derleme : &lt;/b&gt; Berfu Karaman /İ.Ü-Peyzaj                    Mimarı&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/189132772155168540-3516617707036964555?l=peyzajmimarligifp.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://peyzajmimarligifp.blogspot.com/feeds/3516617707036964555/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=189132772155168540&amp;postID=3516617707036964555' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/189132772155168540/posts/default/3516617707036964555'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/189132772155168540/posts/default/3516617707036964555'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://peyzajmimarligifp.blogspot.com/2008/01/baarl-kent-parklar-yaratmak.html' title='Başarlı Kent Parkları yaratmak'/><author><name>Peyzaj Mimarlığı</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02775227668334534243</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='17009975199923169237'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-189132772155168540.post-5727280328695279075</id><published>2008-01-20T09:11:00.006-08:00</published><updated>2008-01-19T09:14:21.808-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Simetri ve Asimetri tarihi'/><title type='text'>Simetri ve Asimetri tarihi</title><content type='html'>&lt;b&gt;Simetri ve Asimetri tarihi&lt;/b&gt;                                            Batı            dünyasındaki simetri tutkusunun evrensel olduğu bilinen bir husustur.            Bu durum özellikle mimaride ve Gotik katedrallerdeki Rönesans stili            bahçelerde, Eski Roma�daki kamu yapılarında ve Hellenistik döneme ait            tapınaklarda özellikle göze çarpmaktadır. Simetri yalnızca dış            görünüşte değil, aynı zamanda tüm planlarda da dikkate alınmıştır.            Buna göre; batı stili bir binanın girişinin, her iki tarafta da eşit            sayıda pencere ve sütunların ortasında bulunması olağandır. Hatta            simetriyi sürdürmek amacıyla ekstrem durumlarda �kör pencereler� dahi            kullanılmıştır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                       Aynı durum bahçe            düzenlemeleri için de geçerliydi. Havuz, taş basamaklar, patika,            ağaçlar ve çiçek parterleri de, ortadan geçtiği varsayılan hayali bir            aksın çevresinde simetrik biçimde bahçeye dağıtılırdı. Simetri            öylesine kabul görmüştü ki, asimetriye kayan her şeyin mevcut tüm            doktrinlere karşı geldiği düşünülüyordu. Batı stilinin temsilcisi            �formal bahçelerde hayati önem, geometrik ve simetrik düzenlemelere            yüklenmişti. İtalyan bahçeleri de simetrik bahçeler kapsamında            gelişmiş örneklerdendir. Çeşitli kaynaklar ve tablolardan edinilen            bilgilere göre henüz Ortaçağ İtalya�sında, kale ve manastır            avlularında ağaçların ve çiçekli Bitkilerin kullanıldığı bahçeler            düzenlenmiştir. Elbette bu dönemdeki bahçeler henüz son derece basit            ve sadeydi. 13-14�üncü yüzyıllar boyunca aristokratların şehirleri            terk edip kalelerinin duvarları dışında villalar inşa etmeleriyle            birlikte bahçe sanatında da bir gelişme oldu. Yine de bu bahçeler hala            tam anlamıyla �olgunlaşmamıştı�. Ortasında havuzu bulunan, düz            yolların kesiştiği dairesel alanlar ve bir veya iki adet kameriyeden            öteye geçememiş görünüyorlardı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                       15�inci yüzyılda            bahçeler mimariyle ilişkili hale gelmeye başladı. Brunellesco            (1377-1446) tarafından dizayn edilen taş mimarisindeki oranlar,            geometrik bahçe planlarını teşvik etti ve bunun sonucu olarak bahçe            sanatında büyük bir atılım yaşandı. 16�ncı yüzyılda bahçe stili,            Donato Bramante (1444-1514) tarafından tanıtılan tasarımlara            dayanarak, simetri ve perspektifle karakterize edilir hale geldi.            Ressam Raffaello Sanzio(1483-1520)�nun üstün yaratıcı kabiliyetinin            eseri olan yeni havuz ve teras tasarımları tanıtıldı. Leon Batista            Alberti (1404-1472) yaptığı dizaynlarında, bahçenin doğal çevre            manzarasıyla bağdaştırılmasının (harmonizing) önemini vurguladı.           &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                       İtalyan stili            bahçeler Fransa�ya 17�nci yüzyılda girdi ve yörenin iklim ve etnik            karakteristikleri ile yoğruldu. Fakat yine de İtalyan stilinin            temelinde herhangi bir değişiklik olmadı. Sonunda �Fransız bahçesi�            adıyla anılan Fransız stili ortaya çıktı. Bu oluşum sürecinde ünlü            bahçe mimarı Le Notre �nin de büyük katkısı olmuştur. Bu tarzın en            tipik örneği Palais de Fontain bleau bahçesidir. Fransa o dönemde hem            askeri hem de sanatsal yönden Avrupa�nın merkezi konumundaydı. Bu            dönemden itibaren Fransız stili, birçok Avrupa ülkesi için bir model            teşkil etmiştir. Fransız stilinin tesirlerinin görüldüğü örneklerden            ikisi; Almanya�daki Stadtschlossam Potsdam bahçesi ve Viyana�daki            Schönbrunn�dur. Bir başka deyişle bu iki örnek ve benzerleri, Fransız            bahçesinin birer �imitasyonu� niteliğindedirler. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                       Simetrideki güzellik            Avrupa�da Eski Yunanlılar tarafından çok daha evvelden farkedilmişti.            Fakat elimizde Hellen periyodunda simetriye dair kesin bilgiler            bulunmaması sebebiyle bu konuda net bir görüş öne sürmek mümkün            değildir. M.Ö. 1�inci yüzyılda yaşamış ünlü mimar Marcus Vitruvius �De            Architectura Libri Decem� adlı kitabında simetriden şöyle            bahsetmektedir: �Simetri; mimarinin, herbiri bütünle orantılı paya            sahip parçalarının harmonisidir.� &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                       Bu açıklamaya göre            simetri, bir aksın iki tarafında aksa eşit uzaklıklarda bulunan            noktalar ya da figürlerden ibaret değildir. Daha çok estetik oran ve            bütünlük ilkeleri üzerine kurulmuş bir teoridir. Genel bir konsepte            dayanan ve �aksiyel simetri�den ibaret olan simetri anlayışı, zaman            içerisinde olumlu yönde sürekli bir değişime uğramıştır &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                       Bu genel konsepte            ulaşılmasının pek çok sebebi vardır. Bunlar içerisinde şüphesiz en            önemlisi mimari konstrüksüyon özellikleridir. Avrupa�daki yapılar            yaygın olarak taş veya tuğla kullanılarak inşa edilmişlerdir. Bu            açıdan bakıldığında duvarlar yapısal elemanlardır ve büyük ölçekli            binalarda dinamik dayanma noktalarını sağda ve solda aynı şekilli            duvarlara dağıtmak ve bu şekilde binayı desteklemek esastır. Bu ve            benzeri sebeplerden dolayı Avrupa�da, Roma kamu binaları , Gotik            katedraller ve Rönesans saraylarında görüldüğü üzere, simetri yaygın            bir �kural� haline gelmiştir. Tüm bu binalar, bir sanat prensibi            olarak simetriye göre yapılmışlardır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                       Fakat zaman            içerisinde bu prensip önemini yitirmeye başladı. Simetrik ve geometrik            dizayn değişimlerden geçti ve 17�nci yüzyılda İngiltere�de, Fransız            stiline ve formal düzenlemelere karşı hareketler başladı. İnsanlar,            doğanın bozulmamış orijinal niteliklerine ulaşmak için çalışmalar            başlattılar. Bu, insanların özgürlüğü hissedebilme arzularına            dayanıyordu. İnsan yapımı simetrik ve geometrik düzenlemelerden            vazgeçildi ve tabiatın doğal formuna yönelim başladı &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                       Böylece William Kent            (1685-1748) önderliğinde İngiliz stili bahçe doğdu. Kent�in idealine            göre havuzun şekli informal olmalı, ağaçlar doğal formlarında            gelişmeli ve sular tıpkı dereler gibi şırıldamalıydı. (...)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                       &lt;b&gt;Kaynak :&lt;/b&gt; Osamu            MORI �Typical Japanese Gardens�, Tokyo, 1962&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;           &lt;b&gt;Derleme :&lt;/b&gt; Berfu Karaman / İ.Ü-Peyzaj Mimarı&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/189132772155168540-5727280328695279075?l=peyzajmimarligifp.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://peyzajmimarligifp.blogspot.com/feeds/5727280328695279075/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=189132772155168540&amp;postID=5727280328695279075' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/189132772155168540/posts/default/5727280328695279075'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/189132772155168540/posts/default/5727280328695279075'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://peyzajmimarligifp.blogspot.com/2008/01/simetri-ve-asimetri-tarihi.html' title='Simetri ve Asimetri tarihi'/><author><name>Peyzaj Mimarlığı</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02775227668334534243</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='17009975199923169237'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-189132772155168540.post-5904239377850906267</id><published>2008-01-20T09:11:00.005-08:00</published><updated>2008-01-19T09:13:58.635-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Avlulu bahçelerde minimalizm'/><title type='text'>Avlulu bahçelerde minimalizm</title><content type='html'>&lt;b&gt;Avlulu bahçelerde minimalizm&lt;/b&gt;                                                                                                             Bahçe                düzenlemelerinin tarihine bakılınca, avlulu bahçelerin tekrarlanan                ve önemli özelliklere sahip olan bahçeler olduğunu                görürüz.İspanya’nın güneyindeki bahçelerde, İslami etkileri açıkça                görmekteyiz. Bu bahçeler içinde, Granada yakınlarındaki Alhambra                Sarayı ve Generallife bahçeleri iyi birer örnektir. &lt;br /&gt;             &lt;br /&gt;Geleneksel                Roma evlerinde; evin içinde bulunan ve gökyüzüne açılan, sakin,                çevrelenmiş bir alan özelliği gösteren ve genellikle merkezde bir                çeşme yada balık havuzu bulunabilen, aydınlık “atrium” adını alan                avlular mevcuttur. Bahçe, devamındaki bir diğer avluya açılır. Bu                ilişki genellikle korunaklı ve kapalı bir yol ile olur. İtalyan                Rönesans bahçelerindeki avlular gizli bahçe, duvarlarla gizlenmiş                genel bir görüntü sergiler. &lt;br /&gt;             &lt;br /&gt;Bütün bu                örnekler gösteriyor ki; avlulu bahçeler, kendi kendilerini                gözlemleyen kendi içinde bir alan, korunma hissi veren bir nitelik                taşıyan ve dış dünyadan arındırıcı-barışın daim olduğu birer alan                olma özellikleri ile kullanıcılarına hizmet etmektedir. Sıcak                iklimlerde, bahçeler güneşin sıcaklığından koruyucu özellikte,                içindeki su elemanları ile serinletici ve                dinlendirici-sakinleştirici seslerle donatılmış olduğunu                görmekteyiz. &lt;br /&gt;             &lt;br /&gt;Çağdaş                avlulu bahçelerin önceki kadim örneklerin yansımaları ile                tasarlanmış oldukları bilinmektedir. Sade-renkli duvarlar,                bitkilerle donatılmış, zihni mümkün olduğunca başka yere çeken ve                hatta sakinleştirici etkiye sahip avlular; tek bir ağaç (belki bir                incir ağacı) ile sıcak iklimlerin bunaltıcı etkisinden koruyucu                bir öneme sahip olabilir. &lt;br /&gt;             &lt;br /&gt;Kulübe stili                bahçenin aksine, duvarların belirsizliği ve tırmanıcı-sarılıcı                bitkilerle kaplanmasıyla minimalist avlular bitkisiz ve derli                toplu sınırlara sahiptirler.  &lt;br /&gt;             &lt;br /&gt;Ölçü,                avluların tasarımlarında eleştirilen bir özelliktir. Modern                alanlar bilinen basit geometrik kurallarla ve gözü hoşnut edecek                şekilde tasarlanır. Bilinen bütün bu bahçeler, esinlenen                mekanların birer tasdik şekli ve ünitenin inkar olunamaz hissidir.              &lt;br /&gt;             &lt;br /&gt;”Akla hem de                saf akla hitap eden sadece saf akıl ile haz alınan bir güzelliktir                Minimalizm” (Kant)&lt;br /&gt;&lt;b&gt;              &lt;br /&gt;Ağaçlarla tasarlanan avlular&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;             &lt;br /&gt;Minimalist                bahçelerde az miktarda parçalar kullanılır, bununla birlikte                kullanılan materyaller mekanları ziyaretçiler için eğlenceli                kılabilir. Bu zıtlık, şimdilerde bitkilerin dağınık bir şekilde                kullanılmasına olan eğilimle kendini daha da belirgin hale                getirmiştir. Öyle ki, bir bitkinin nerede başlayıp nerede bittiği                belli olmayan bahçelerde bu vurgu oldukça iddialıdır. &lt;br /&gt;             &lt;br /&gt;Minimalist                yaklaşımda bitkiler saygılı (hürmetli) bir biçimde ele alınır,                soliter kullanılan bitkiler bir sanat galerisinde sergilenen birer                obje gibi algılanıp yansıtılır. Bu yaklaşım, bitkilere, mevcut                durumlarından farklı yaklaşımlarda bulunma fırsatı verir. Fark                edilmeyen karakterleri ve strüktürü daha anlaşılır-fark edilir                kılar. Soliter kullanılan ağaçlar mimarideki kolonlar görevini                görürler, gövdeleri zemine doğru açık bir biçimde uzanır. Bu                biçimde, gölgeler daha dramatik bir hale dönüşür. Burada,                ağaçların kombinasyonundan esinlenen ve tüm konsepti yükselten bir                unsur vardır. Bu son derece anlaşılır bir ifade şeklidir ve                anıları canlandırabilir.&lt;br /&gt;             &lt;br /&gt;Ağaçlar                birbirleriyle kontrast oluşturacak şekilde de düzenlenebilir.                Örneğin; soliter bir ağaç değerli bir obje niteliği taşırken, grup                halinde kullanılan bitkiler konsepti, sakinleştirici özellik                taşıyabilirler. Ağaçlar formal alanlarda kullanıldıklarında, bir                çember veya geniş bir cadde gibi, bu durum insan kullanımını açık                bir şekilde ifade eder; diğer bir deyişle basit bir olaydır. Bu,                her zaman tasarımcı için kullanılabilirliği ve uygulanabilirliği                iyi olan disiplindedir.&lt;br /&gt;                                &lt;b&gt;              &lt;br /&gt;Derleme:&lt;/b&gt;               Ayşe Gül Aydın -İ.Ü / Peyzaj mimarı&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/189132772155168540-5904239377850906267?l=peyzajmimarligifp.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://peyzajmimarligifp.blogspot.com/feeds/5904239377850906267/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=189132772155168540&amp;postID=5904239377850906267' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/189132772155168540/posts/default/5904239377850906267'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/189132772155168540/posts/default/5904239377850906267'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://peyzajmimarligifp.blogspot.com/2008/01/avlulu-bahelerde-minimalizm.html' title='Avlulu bahçelerde minimalizm'/><author><name>Peyzaj Mimarlığı</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02775227668334534243</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='17009975199923169237'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-189132772155168540.post-365525059331026213</id><published>2008-01-20T09:11:00.004-08:00</published><updated>2008-01-19T09:13:35.715-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Parc André Citroën'/><title type='text'>Parc André Citroën</title><content type='html'>&lt;table align="center" border="0" cellpadding="1" cellspacing="0" height="125" width="435"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td class="peyzajhaber"&gt;&lt;b&gt;Parc André Citroën &lt;/b&gt;                        &lt;/td&gt;             &lt;/tr&gt;             &lt;tr&gt; &lt;td height="1" width="450"&gt;                             &lt;br /&gt;&lt;/td&gt;             &lt;/tr&gt;             &lt;tr&gt; &lt;td height="10" width="450"&gt;                                                                                                                                    &lt;b&gt;                    Paris, FRANSA&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;                          &lt;br /&gt;                   Andre Citroen Park’i, üzerinde önceden Citroen                     otomobillerinin fabrikasının bulunduğu alana kurulmuş bir                     kent parkı. Ortasındaki devasa Çim alan bir taraftan Seine                     Nehri ile, diğer taraftan da Akdeniz vejetasyonunu barındıran                     2 post-modern serayla çevrili.&lt;br /&gt;                          &lt;br /&gt;Seraların arasındaki alanda                     zemin kotundan, farklı periyodlarla su fışkırtan fıskiyeler                     var. Seine Nehri’nin bulunduğu yönde çok geniş bir Paris                     manzarası izlenebiliyor. Çim alanın bir kenarı boyunca                     yansıtıcı özelliği olan yükseltilmiş bir havuzdan oluşan bir                     kanal-Jardin des Metamorphoses- ve kanal boyunca uzanan iki                     kat yüksekliğindeki granit bloklar mevcut.&lt;br /&gt;                          &lt;br /&gt;Karşı kenar                     boyunca ise farklı konseptlerde 6 bahçe-Serial Gardens- ve                     hareket konseptiyle tasarlanmış ve farklı rüzgar hızlarına                     farklı tepkiler verecek çalıların seçilmesiyle oluşturulumuş                     “Garden in Movement” bulunmakta. &lt;br /&gt;                          &lt;br /&gt;                   Andre Citroen’in fabrikası 1915’de Seine Nehri kıyısına inşaa                     edilmiş ve 1970’lere dek kullanımda kalmış. Fabrikanın                     kapanmasıyla birlikte ortaya çıkan 23 hektarlık boş alan,                     yapılan kentsel planlamalar ışığında bugünkü Andre Citroen                     Parkı’na dönüştürülmüş.&lt;br /&gt;                          &lt;br /&gt;Pahalı konutlar parkın dış sınırını                     oluşturuyor. Champ de Mars ve Trocadero Bahçeleri gibi                     Citroen Parkı da Paris’in Seine’e dik biçimde yerleştirilmiş                     prestijli mekanlar geleneğini sürdürüyor.&lt;br /&gt;                  &lt;br /&gt; &lt;b&gt;                               Konsept &lt;/b&gt;                   &lt;br /&gt;                          &lt;br /&gt;                   Parkın mimarlarından Alain Provost ve Gilles Clement,                     Citroen’i kentselden kırsala bir geçiş olarak tanımlıyorlar.                     Alan 4 ana tema üzerine kurulu: hile, mimari, hareket ve doğa.                     2 seranın etrafı sütun biÇiminde budanmış manolyalarla                     sınırlandırılmış. Manolyaların herbiri su su içerisine                     yerleştirilmiş platformlara oturtulmuş.&lt;br /&gt;                          &lt;br /&gt;Ortadaki Çim alan                     kullanıcılara, Paris manzarasına karşı oyunlar oynama,                     yemeklerini yeme ya da kitaplarını okuma olanağı sağlıyor.                     “Le Jardin en Mouvement” ‘ın rijit bir geometri üzerine                     kurulu tasarımı güller, mısırlar, gelincikler, dikenler vb                     kırsal menşeeli Bitkilerin özgürce yetişmesine ortam sağlamış.                    &lt;br /&gt;                          &lt;br /&gt;Kenar boyunca devam edildiğinde karşınıza çıkan seri halinde                     dizilmiş 6 bahçenin-Jardins seriels- herbiri dominant bir                     rengi yansıtıyor: kırmızı, turuncu, yeşil, mavi, mavi ve                     gümüş. Kullanılan bitkiden zemin kaplama malzemesine dek                     herşey sözkonusu rengin bir yansıması. Fransız Barok                     döneminin bir yansıması da kullanılan su ve budanmış                     bitkilerde izlenebiliyor.&lt;br /&gt;                              &lt;b&gt;                   &lt;br /&gt; Elemanlar &lt;/b&gt;                   &lt;br /&gt;                          &lt;br /&gt;                   Park Citroen’in insanları çekmek için dizayn edilmiş ana                     elemanlar:                   &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;                         &lt;br /&gt;                                                                         &lt;b&gt;Beyaz Bahçe;&lt;/b&gt; ortasındaki alan beyaz renkli çiçeklerle doldurulumuş oyunlar ve gezintiler (stroll gardens) için                     düşünülmüş.                          &lt;br /&gt;                                                                   &lt;br /&gt;                              &lt;b&gt;Siyah Bahçe;&lt;/b&gt; koyu yeşil ve yoğun bir vejetasyonla kaplı                     dingin bir geçiş. Siyah ve Beyaz Bahçeler’deki vejetasyon ve                     çiçeklenme zamanları, renk ve form açısından birbirleriyle                     tezat oluşturacak biçimde seçilmiş.                          &lt;br /&gt;                                                                   &lt;br /&gt;                              &lt;b&gt;Central Park;&lt;/b&gt; içerilerinde turunçgiller ve Akdeniz                     vejetasyonu bulunan çok büyük 2 serayla vurgulanmış.                          &lt;br /&gt;                                                                   &lt;br /&gt;                   Ortadaki yeşil alanı sınırlayan yansıtıcı su kanalı ve sabah                     erken saatlerde başlayan fıskiye gösterisi.                          &lt;br /&gt;                                                                   &lt;br /&gt;                              &lt;b&gt;Seri Bahçeler-Serial Gardens :&lt;/b&gt; herbiri 5 farklı duyuyu                     yansıtan ve farklı metalleri sembolize eden 5 farklı renkteki                     bahçeler.                          &lt;br /&gt;                                                                   &lt;br /&gt;                              &lt;b&gt;Hareket Bahçesi-Garden of Movement : &lt;/b&gt;vahşi bir bozkır                     görünümünde, civarındaki sofistike tasarımdan son derece                     farklı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                          &lt;b&gt;                        Yazan :&lt;/b&gt;                                                                Berfu                     Karaman/FRANSA - Peyzaj M. / İstanbul Universitesi&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/189132772155168540-365525059331026213?l=peyzajmimarligifp.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://peyzajmimarligifp.blogspot.com/feeds/365525059331026213/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=189132772155168540&amp;postID=365525059331026213' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/189132772155168540/posts/default/365525059331026213'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/189132772155168540/posts/default/365525059331026213'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://peyzajmimarligifp.blogspot.com/2008/01/parc-andr-citron.html' title='Parc André Citroën'/><author><name>Peyzaj Mimarlığı</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02775227668334534243</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='17009975199923169237'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-189132772155168540.post-5726674892378818508</id><published>2008-01-20T09:11:00.003-08:00</published><updated>2008-01-19T09:13:06.515-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Açık alan sistemi'/><title type='text'>Açık alan sistemi</title><content type='html'>&lt;b&gt;Açık alan sistemi&lt;/b&gt;                                   &lt;b&gt;             &lt;a class="portakal" href="http://www.peyzaj.org/2003/16haziran/rekor.htm"&gt;&lt;br /&gt;            &lt;/a&gt;&lt;/b&gt;Yaklaşık olarak 1965 yılında başlayan bu yeni model döneminde              kent içindeki tüm açık alanların bir sistemin parçaları olması gerektiği              ortaya atılmıştır. Çalışanlar ve halk kentin tüm açık alanlarını rekreasyonel              amaçlı kullanma eğilimi içine girmiştir.&lt;br /&gt;           &lt;br /&gt;            Bu yeni model belki de en iyi çocuk oyun alanlarındaki değişimle açıklanabilir.              Artık çocuk oyun aletleri eski modellerden (kaydıraklar, salıcaklar)              farklılaşmaya başlamış, demiryolu traversleri ve benzeri ahşap elemanlardan              yapılmış oyun yapıları kullanılmaya başlanmıştır. Bu değişimde, bu tür              oyun aletlerin vandalizme daha dayanıklı olması ve daha ucuz olması              da önemli etkenlerdir. Daha küçük yaş grupları için daha ufak oyun alanlarının              yapımı da bu dönemin önemli özelliklerindendir. �Atlet cebi� denilen              kentsel açık alanlar bu dönem içinde popülerleşmiştir.&lt;br /&gt;           &lt;br /&gt;            Olmsted� in anafikrini paylaşan bu mekanlar sosyal reformlara hizmet              etmekte ancak bunun için Olmsted gibi hektarlar değil sadece metrekareler              kullanmaktadır. Daha önce işlevsiz olarak kabul edilen alanların rekreasyonel              aktiviteler amaçlı kullanımı bir anlamda kentlerin sıkışıklığından kaynaklanmakta,              ancak rekreasyona çabuk ulaşma fikrini pekiştirerek yüzyılımızın hız              kavramı ile de bağdaşmaktadır. Banliyö tipi yerleşimler ve semt parklarından              daha fazla kullanılmaya başlayan kamusal açık alanlar iş saatlerinde,              öğle tatillerinde, kamusal hizmetlerin yakınlarında ve benzer kalabalık              mekanlarda bolca oluşmaya (oluşturulmaya) başlamıştır. Daha sanatsal,              katılımcı hassasiyet bu dönemde ortaya çıkmış ve parklarda daha özgür              programlar oluşmaya başlamıştır. Örneğin tartışmalı popüler müzik konserleri.              (genelde rock müzik)&lt;br /&gt;           &lt;br /&gt;            Parklar tarihi incelenirken dikkat edilmesi gereken en önemli nokta              park modelinin (ya da formunun) dönemin sosyal ihtiyaçlarından, ideolojik              düzenden ve kentlilerin tutumlarından etkilenmesi ve bunları yansıtmasıdır.              Parklar tarihi modellere ayrılabilir, birbirinden kesin farkları olabilir              ancak hiçbir model asla ölmez. Tarihin herhangi bir döneminden bir dilim              alınsa bu modellerin herhangi birisine rastlamak mümkündür. Günümüzde              bu modellerin hepsini yansıtan parklar mevcuttur.&lt;br /&gt;           &lt;br /&gt;            Örneğin oyun alanları keyif bahçelerinin içine girmiştir. Kimse hangi              modelin en iyi olduğunu ya da hangi modelin kime hizmet ettiğini tam              olarak bilmemektedir ve bu nedenle her modelin karakteristiklerini taşıyan              çok sayıda alternatif alan oluşturulmaya çalışılmaktadır. Şu andaki              mevcut, gelişen ihtiyaçlarımız ve davranışlarımız ileride ortaya çıkacak              olan park modellerini şekillendirecektir.&lt;br /&gt;           &lt;br /&gt;            &lt;b&gt;Kaynak:&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;            Changing Roles Of Urban Parks : From Pleasure Garden to Open Space ,              Cranz, Galen (Berkeley University)&lt;br /&gt;            City Parks of Past and Tomorrow, Cranz, Galen (Berkeley University)            &lt;br /&gt;            Project for Public Spaces&lt;br /&gt;            Frederick Law Olmsted ve Çalışmaları, Lisans Tezi, Cüneyt ÇAKAR, Rahşan              BUÇANOĞLU, Doç. Dr. Adnan KAPLAN, 2002, Izmir.&lt;br /&gt;           &lt;br /&gt;            &lt;b&gt;Derleme ve Çeviriler :&lt;/b&gt; Cüneyt Çakar / Ege .Ü - Peyzaj Mimarı&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/189132772155168540-5726674892378818508?l=peyzajmimarligifp.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://peyzajmimarligifp.blogspot.com/feeds/5726674892378818508/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=189132772155168540&amp;postID=5726674892378818508' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/189132772155168540/posts/default/5726674892378818508'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/189132772155168540/posts/default/5726674892378818508'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://peyzajmimarligifp.blogspot.com/2008/01/ak-alan-sistemi.html' title='Açık alan sistemi'/><author><name>Peyzaj Mimarlığı</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02775227668334534243</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='17009975199923169237'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-189132772155168540.post-1471527782813874465</id><published>2008-01-20T09:11:00.002-08:00</published><updated>2008-01-19T09:12:43.963-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Reform Parkları'/><title type='text'>Reform Parkları</title><content type='html'>&lt;b&gt;Reform Parkları&lt;/b&gt;               &lt;b&gt;       &lt;a class="portakal" href="http://www.peyzaj.org/2003/16haziran/rekor.htm"&gt;&lt;br /&gt;             &lt;/a&gt; &lt;/b&gt;            Reform Parkları� nın en önemli elementi olan       Oyun Alanları (Playground) adını da eski model olan Keyif Alanları�na (Pleasure       Ground) olan karşıtlıklarından almıştır. Artık doğanın keyfini       çıkartmak ve ruhunu zenginleştirmenin zamanı değildir, bu eski ve demode       bir rekreasyon biçimidir, yeni dönem oyun dönemidir! 1880� li yıllardan       itibaren kent plancıları çocukların oyun oynayabileceği kent içi mekanlar       talep etmiştir. Bu dönem aynı zamanda Peyzaj mimarlığının progresif       (gelişimci) dönemi olarak da adlandırılabilir. Progresifler insanların       günübirlik kent dışına ya da kent sınırlarına gidip rekreasyonel       aktivitelerde bulunmaları yerine kent içinde her an kullanılabilecek       mekanlar hayal etmişlerdir. İşte bu iki fikir (çocuk oyun alanları ve kent       içi lokal parklar) reform parkları denilen modeli ortaya çıkartmıştır. Bu       aynı zamanda amerikan park tarihinde kayıt edilen en köklü değişimdir.      &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;              Semt parkları olarak adlandırılabilecek olan lokal parklar genellikle bir       iki blok büyüklüğünde ve genelde yerleşimler tarafından çevrelenmiş halde,       yürüyüş yolları birbirine genelde dik, oturma elemanları da birbirine       paralel yerleştirilmiş mekanlardır. Park mobilyaları genelde fabrikalarda       ya da alışveriş merkezlerinde kullanılan mobilyalardan farksızdır. Reform       parkları ile birlikte yeni bir mimari yapı da kendini parklar içinde       göstermeye başlar. �Field House� diye anılan bu yapılar içinde duşlar,       tuvaletler, toplantı odaları ve jimnastik ekipmanları bulunmaktadır. Bu       binalar mimari olarak keyif bahçelerinin pitoresk yapısı ile taban tabana       zıttır. Oyun alanları ve elemanları binanın etrafında dikdötgensel bir       şekilde dizilir. Mevsimlik çiçek ve çiçekli çalıların kullanımına bu park       modelinde artık bolca rastlanmaktadır. Bu parklar genelde binalar       tarafından gölgelenen biraz boğuk ve genelde sıkıcı mekanlar olabilmesine       karşın insanların dönemsel ihtiyaçlarına yeterince karşılık verebilmiştir.       &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;        Bu       parklarda pek çok etkinlik düzenlenmekte ve bunlar genelde profesyonellerce       organize edilmektedir. Artık rekreasyon için aile kavramı eskisi kadar       önemli değildir. Her yaştan ve cinsiyetten insanın zaman geçirebilmesine       yönelik aktivitelerin genelde çoğu çocukların eğlenmesini amaçlamıştır.      &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;              Park hareketi ile rekreasyon hareketi arasındaki bölünme de bu dönemde       ortaya çıkmıştır. Aktif ve pasif rekreasyon kavramları arasında bugüne       kadar süren çatışma da bu dönemde doğmuş ve alevlenmiştir. Reform parkları       genellikle çalışan kesime hitap etmiştir. Aristokratlar, iş adamları ve       elit profesyoneller genellikle bu tür meakanlardan uzak durmayı tercih       etmiştir. Bu parkların fiziksel egzersiz, denetim (velilerin denetiminde       oynayan çocuklar) ve organizasyon mantıkları üzerine kurulması bir anlamda       endüstriyel kültürün de görüşlerini yansıtmaktadır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                         REKREASYONEL TESİS&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;        Bu       dönemin sonu olarak kabul edilen 1930 yılına kadar parklar sosyal       reformlarda öncü mekanlar olarak görülmüş ve sosyalleşme, modernleşme,       birliktelik gibi sosyal değerlerin güçlendirilmesi amacı ile planlanmış ve       tasarlanmıştır. Oysa bir sonraki park modelimizi de oluşturacak olan       düşünce değişikliği ile bu düşünce terk edilmiş ve rekreasyonel hizmetler       bir kamu hizmeti şekline bürünmeye başlamıştır, tabii amaç rant ve oy       kaygısıdır. Rekreasyon kavramının belli bir yaş grubuna hitap etmesi devri       sona ermiş, artık hedef kitle tüm insanlar olarak belirlenmiştir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;              1930�da Robert Moses New York City Parklar Departmanı� nın başına       getirildiğinde bu dönem başlamış kabul edilmektedir. Moses kesin bir       ifadeyle �Bundan sonra parklarla nelerin aşılabileceği üzerine absürd       konuşmalar yapmak yerine rekreasyonel hizmetleri yerine getirmeye       çalışacağız� demiştir. Bu dönem �Rekreasyonel Tesis� dönemi olarak       da adlandırılmaktadır. Bunun nedeni artık mimari olarak binaların yerini       ciddi tesislerin almasıdır. Örneğin bu dönemde yüzme havuzları, basketbol,       futbol ve beyzbol sahaları çok popüler olmuşlardır. velilerin çocuklarını       gözetim altında tutma isteği devam etmektedir ve bu tür tesisler bu iş için       çok uygundur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;              Robert Moses basitçe insanların paralarının park yapımında kullanıldığı ilk       iki dönemi eleştirmiştir. Daha önce park plancıları başardıkları şeyleri       sıralamak durumunda kaldıklarında sınıf farklarını azalttıklarını,       göçmenleri sosyalleştirdiklerini, salgın hastalıkların yayılmasını       önlediklerini, insanları eğittiklerini sayarlar ve yaptıkları masrafların       buralara gittiğini anlatmak durumunda kalırlardı. Ancak Moses döneminde       parklar bu tür açıklamalar gerektirmeyen kamusal hizmetler haline       dönüştürülmüştür. Bu acıklı bir dönemdir çünkü bu dönemin herhangi bir       sanatsal vizyonu yoktur. Sanatsal vizyonu yoktur çünkü sosyal bir vizyonu       da yoktur. Bu dönemde yetişen insanların büyük bir kısmı için parklar       sıkıcı mekanlar olarak görülmektedir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;        Bu       dönemde üç önemli akım (profesyonelleşme, standardizasyon ve banliyöleşme)       park evrimi üzerinde ciddi etkiler bırakmıştır. Parklar departmanındaki tüm       sosyal jargonlar yerini park yönetimi, kamusal hizmet gibi ilkelere       bırakmıştır. Parkların organizasyonel yapısındaki standardizasyondan       kaynaklanarak park tasarımları, park mobilyaları ve aktiviteler de       sıradanlaşmaya başlamıştır. Sadece tasarruf amaçlı birbirine ne topografik       ne de sosyal yönden benzeyen iki farklı mekana aynı çocuk oyun aletleri       kurulabilmektedir. Jimnastik malzemeleri, piknik masaları, çitler ve hatta       rekreasyon merkezleri bile çok sayıda sipariş edilerek pek çok yöre aynı       dizaynlar yerleştirilebilmiştir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;        Banliyö tipi       yerleşimlere geçilmesi ile insanlar rekreasyonel ihtiyaçlarını kendi       bahçelerinde karşılayabilir hale gelmiş olmalarına rağmen futbol, basketbol       gibi sporlar ve benzer etkinlikler için geniş açık alanlara ihtiyaç       duymuşlardır. Kent parkları, sadece spor amaçlı ya da fiziksel diğer       aktiviteler için kullanılmaya başlandığından zaten sıkıcı olan yapıları       sayesinde daha da sıkıcı hale gelmiş ve insanlar dikkate değer bir şekilde       bu mekanlardan uzaklaşmaya başlamışlardır. Bu dönemin de sonu       yaklaşmaktadır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                 &lt;b&gt;Kaynak:&lt;/b&gt;                       &lt;br /&gt;                  Changing Roles Of Urban Parks : From Pleasure Garden to         Open Space  ,         Cranz, Galen (Berkeley University)&lt;br /&gt;                           City Parks of Past and Tomorrow,           Cranz, Galen         (Berkeley University) &lt;br /&gt;                          Project for Public Spaces&lt;br /&gt;                           Frederick Law Olmsted ve Çalışmaları,           Lisans Tezi, Cüneyt         ÇAKAR, Rahşan BUÇANOĞLU, Doç. Dr. Adnan KAPLAN, 2002, Izmir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                               &lt;b&gt;Derleme ve Çeviriler :&lt;/b&gt;                                                             Cüneyt Çakar  /                 Ege .Ü - Peyzaj Mimarı&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/189132772155168540-1471527782813874465?l=peyzajmimarligifp.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://peyzajmimarligifp.blogspot.com/feeds/1471527782813874465/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=189132772155168540&amp;postID=1471527782813874465' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/189132772155168540/posts/default/1471527782813874465'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/189132772155168540/posts/default/1471527782813874465'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://peyzajmimarligifp.blogspot.com/2008/01/reform-parklar.html' title='Reform Parkları'/><author><name>Peyzaj Mimarlığı</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02775227668334534243</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='17009975199923169237'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-189132772155168540.post-8979688341586251786</id><published>2008-01-20T09:11:00.001-08:00</published><updated>2008-01-19T09:12:19.409-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Park modelleri'/><title type='text'>Park modelleri</title><content type='html'>&lt;b&gt;Park modelleri&lt;/b&gt;                                  &lt;br /&gt;            &lt;b&gt;Peyzaj Mimarlığı tarihi süreci&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;           &lt;br /&gt;            Park modellerini incelemeden önce söylenmesi gereken en önemli şey aşağıda              anlatmaya çalışacağımız modellerin ihtiyaçlardan dolayı ortaya çıktıkları              ve genelde bu ihtiyaçların da sosyal bir boyutu olduğudur. 19. yüzyılın              ortalarına kadar kentlerin doğa ile olan olumlu ilişkileri sanayileşme              ile birlikte yerini materyalizmin ön plana çıktığı bir rant modeline              bırakmıştır. George Orwell� ın Yeni Dünya isimli ütopik kitabında tanrılaştırılan              Ford seri üretimi bir milat olarak kabul edildiğinde bugünden sonraki              kent planlaması ve bu planlama içinde insanların manevi yeri çok köklü              bir değişime uğramıştır.&lt;br /&gt;           &lt;br /&gt;            Büyük üretimler yapan büyük fabrikalar ve bu fabrikalarda çalışan insanların              bir arada yaşamasını gerektiren sıkışık kentler artık kaçınılmazdır.              Nitekim 19. yüzyılın başında nüfusu 60.000 olan New York kenti 19. yüzyıl              ortalarında 300.000 kişiye ev sahipliği yapmak zorundadır. Bu döneme              kadar insanların her türlü rekreasyonel ihtiyaçlarını karşılamaları              için yaşadıkları yerleşimler yeterli imkanları sunabilmekteyken, yeni              sıkışık kent modelinin ızgarasal düzeni içinde bir yerden bir yere gitmek              zaman alıcı ve pahalı bir hale geldiğinden ya yeni rekreasyonel aktivitelere              ya da yeni rekreasyon alanlarına ihtiyaç duyulmuştur.&lt;br /&gt;           &lt;br /&gt;            Bu geçiş dönemine kadar rekreasyonel ihtiyaçlarını karşılamanın ve ruhlarını              dinlendirmenin en iyi yöntemi olarak doğayla kucaklaşan insanların ellerinden              bu imkan alınmış ve kent içinin sıkışık, steril olmayan, pis ve sıcak              sokaklarında insanların mutlu olmaları öngörülmeye başlanmıştır. İnsanoğlunun              karakterindeki işgalci ruh her ne kadar doğayı işgal edermiş gibi gözükse              de aslında bir anlamda doğa kendisine yapılanlara karşılık olarak insanları              yıllarca sürecek olan bir ruhani buhranın içine atıvermiştir. Bu kuyuya              her ne kadar teknoloji ve sanayileşme nedeni ile düşmüş olsak da Yaşar              Kemal� in önerdiği gibi buradan çıkmamızın tek yolu da teknoloji ve              sanayi gibi gözükmektedir. İşte insanların el yapımı cehennemler üretmeye              başladığı böyle bir geçiş döneminde karşı hareket kaçınılmazdır. El              yapımı cennetler üretmek gerekmektedir. Bunu başarmak için de yepyeni              bir meslek ortaya çıkmak zorundadır ve bu meslek de Peyzaj Mimarlığı              olacaktır. Park modellerini incelerken mesleğin doğduğu ve en büyük              ivmeyle geliştiği yer olan A.B.D.� nin örneklerini incelemekte fayda              olduğunu düşünüyorum.&lt;br /&gt;           &lt;br /&gt;            Yukarıda bahsettiğim yeni rekreasyonel aktivitelerin ya da yeni rekreasyon              alanlarının ortaya çıkması gerekliliğinin sonucu genelde Ikinci şık              doğrultusunda gerçekleşmiş, insanlar alışageldikleri rekreasyon biçimlerini              terk etmek yerine alıştıkları doğa içi rekreasyonel aktiviteleri kentlerine              getirmeye karar vermişlerdir. Bu noktada kentlerin hızla artan nüfusları              da göz önüne alınarak dev parklar yapmak kaçınılmaz gözükmektedir. İşte              bu dönemin (1850-1900) parkları da bu nedenle Keyif Bahçeleri (Pleasure              Ground) olarak adlandırılmışlardır. Bu yazı içinde ele alınacak ilk              park modelimiz budur.&lt;br /&gt;           &lt;br /&gt;            KEYİF BAHÇELERİ&lt;br /&gt;           &lt;br /&gt;            1840� lardan itibaren şiddetini arttırarak yaygınlaşan sanayileşme ve              kentleşme hareketi Amerikan yaşam biçimini değiştirmeye başlamıştır.              Kent dışına kaçışların zorlaştığı, kırsal alanların gittikçe insanların              yaşam alanlarından uzaklaştıkları bu dönemde insanlar işyerlerinden              (çoğunlukla fabrikalar) uzaklaşamamaya başlamışlardır. Tüm bunların              yanısıra birbirine tahammülü gerektiren kentsel yaşantı deneyimi daha              henüz çok taze olduğundan insanlar ciddi anlamda stres ile boğuşmak              durumundadır. Kaçacak ruhani limanlar aranmaya başlanmıştır. Basit bir              mantıkla (insanlar kent dışına çıkamıyorlarsa kent dışını kentin içine              getiririz) Keyif Bahçeleri birer birer ortaya çıkmaya başlamıştır. Keyif              Bahçeleri genel olarak geniş parklardır, binaların Ikincil planda tutulduğu              pastoral Peyzaj idealindeki rüya bahçeleridir bir anlamda. İşlevleri              doğayı simüle etmektir.&lt;br /&gt;           &lt;br /&gt;            Bu dönemin en önemli ismi şüphesiz Peyzaj mimarlığının da babası kabul              edilen Frederick Law Olmsted� dir. Olmsted bu park modelinin insanları              sadece mutlu etmesini ummuş ve gençliğinde bolca yaşadığı pastoral Peyzaj              deneyimlerini bu alanlara en iyi şekilde yansıtmaya çalışmıştır. Bu              alanlar elbette doğa kadar kışkırtıcı ve düşündürücü değildir ancak              bahsi geçen pastoral Peyzaj konsept olarak vahşi-saf doğa ile kentin              sınırlı-uygar doğası arasında bir orta noktadır. Bu parklar çok aktif              mekanlardır, bu dönemde çeşitli programlar, spor müsabakaları çok popülerdir.              Ancak bu parkların tasarımı Peyzaja kesin bir minnettarlık, takdir duygusunu              da barındırır ki bu özellikleri bu parkların �pasif� öğeleri olarak              yanlış değerlendirmelere de yol açmıştır. Bence daha doğru ifade �düşünmeye              sevk edici� dir.&lt;br /&gt;           &lt;br /&gt;            Bu model çok zengin bir modeldir çünkü hem aktif rekreasyona hem de              pasif (veya düşünmeye sevk edici) rekreasyona olanak sağlamaktadır.              Bu parkların en büyük dezavantajları kent merkezlerinde bu parklar için              yeterli alanların bulunamaması ve parkların amaçlarının aksine kentin              uç noktalarına doğru kaymalarıdır. Ulaşımın pahalı olduğu dönemde bu              parklar maalesef gene zengin sınıfın süslü arabaları ile kendilerini              teşhir ettikleri birer vitrin olma yoluna girmişlerdir. Pek çok yerden              büyük miktarlarda göç alan dönemin A.B.D.� sinde ciddi anlamda bir ötekileşme              kendini göstermeye başlamış ve bu parklar bu insanların biraraya gelip              önyargılarını yıkacakları bir mekana olan ihtiyaca cevap vermeyi amaçlamıştır.              Kamusal açık alanların tümünün tarih boyunca altında yatan demokrasi              kavramı köleliği yeni terk etmiş, aradan 150 yıl geçtikten sonra bile              ırklar arası ilişkilerinde sakatlıklar bulunan bir toplumun emekleme              döneminde kendini ortaya koymaya çalışmıştır. Yaşam alanları için kızılderilileri              ortadan kaldıran bir toplum rekreasyon alanları için de benzer davranışlar              içine girmekten elbette çekinmemiştir. (Bkz. Central Park arazisi içinde              kalan Seneca Yerleşimi� nin başına gelenler)&lt;br /&gt;           &lt;br /&gt;            Bu park modelinin tasarımsal özellikleri ise oldukça zengindir. Pek              çok değişik türde ağacın genellikle geniş bir çim yüzeyi çevrelediği,              tepelerin arazi plastiğini hareketlendirdiği, yavaş akımlı bir suyun              genelde araziyi boylu boyunca katettiği, geniş yansıma havuzlarının              Peyzaja zenginlik kattığı tasarımlardır. Düzenli ve mızmızlık yapmadan              kullanılan mimari öğeler, heykeller, çiçek tarhları görsel zenginliği              pekiştirerek insanları biraz olsun kentin gürültülü, pis, stresli ortamından              uzaklaştırmayı amaçlamıştır. Olmsted, bu parklarda mevsimlik çiçekleri              ya da çiçekli süs Bitkilerini tercih etmektense daha doğal daha vahşi              çalıları ve ağaçları kullanmayı yeğlemiştir. Bunun nedeni bu tür Bitkilerin              çok fazlaca yapay olmaları ve zaten kent içinde pek çok yerde bulunmalarıdır.              Olmsted insanların bu parklarda kendilerini vahşi doğanın bir parçası              olarak hissetmelerini istemiştir. Keyif Bahçeleri� ndeki yapısal elemanların              yapımında hafif malzemeler tercih edilmiş, duvarlardan mümkün olduğunca              kaçınılmıştır. Hakim tarz genelde rustiktir. Heykellerin kullanımından              mümkün olduğunca kaçınılmıştır. Bunun nedeni heykellerin bir yandan              uygarlığı ve medeniyeti temsil etmesi, bir yandan da aşırı derecede              aristokratik Avrupa formal bahçelerini hatırlatmasıdır.&lt;br /&gt;           &lt;br /&gt;            Park içindeki yürüyüş yolları ve diğer yollar kent yollarından farklı              olarak eğriler şeklinde dizayn edilmiş ve araç trafiğinden ayrılması              öngörülmüştür. Olmsted Central Park� ta bu amaca yönelik olarak birbirleri              ile kesişmeyen araç ve yaya yolları sistemini geliştirmiş ve bu model              geleceğin şehir plancılığında sıkça uygulanmıştır. Eğer araç ve yaya              yolları kesişirse; araç yolu park seviyesinde ise yaya yolu alt geçit              şeklinde, yaya yolu park seviyesinde ise araç yolu üst geçit şeklinde              dizayn edilmiş ve asla bir yayanın karşıdan karşıya geçmesine gerek              bırakılmamıştır. (1950� lerin araç trafiği düşünüldüğünde kolay gibi              gözüken bu sistem bugünün Manhattan� ında bile hala işe yaramaktadır.              Manhattan� ın en işlek yolları Central Park içinden geçmektedir ve bu              durum yayaları rahatsız etmemektedir.) Bu dönemin aile yapısı kentleşme              ile yavaş yavaş dejenere olmaya başlamış ve bunu gören tasarımcılar              parklarında ailelerin bir arada rekreasyon yapabilmesini amaçlamıştır.              Geniş çim yüzeyler piknik ve oyun aktivitelerine olanak tanır.&lt;br /&gt;           &lt;br /&gt;            Sanayileşme ve kentleşmenin ilk adımlarının atıldığı ve bugün çok derinden              hissettiğimiz yan etkilerinin ilk defa görülmeye başlandığı bu dönemin              karşı hareketi niteliğindeki bu kamusal açık alanlar bir anlamda Peyzaj              mimarlığının emekleme dönemini de yansıtmaktadır. Her yeni doğan canlı              gibi bu dönemin rekreasyon alanları da saf bir duyguyu temsil etmekte              ve önüne ciddi hedefler koymaktadır: İnsanlar kentleşme, sanayileşme              ve sosyal sınıflar arasındaki çatışmaların kötü etkilerinden korunacaktır.              Sanayileşmenin çevre üzerinde yarattığı tahribat bu dönemde daha hissedilmeye              başlanmamıştır ve bahsi geçen açık alanların ekolojik işlevleri çok              da önemli değildir. Daha önce de bahsettiğim gibi bir anlamda toplumsal              ve yaşamsal dönüşümün yaşandığı bu dönemde rekreasyonel aktiviteler              değişme eğilimi göstermiş ancak rekreasyon alanlarının eski rekreasyonel              aktiviteleri insanların yakınına getirmesi çabası ile biraz olsun geciktirilmiştir.              Bu dönemin bitişine işaret eden 20. yüzyılın başlangıcı ile rekreasyon              alanları ve kent içindeki konumlarından çok rekreasyonel aktiviteler              değişmeye başlamıştır.&lt;br /&gt;           &lt;br /&gt;            &lt;b&gt;Kaynak:&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;            Changing Roles Of Urban Parks : From Pleasure Garden to Open Space ,              Cranz, Galen (Berkeley University)&lt;br /&gt;            City Parks of Past and Tomorrow, Cranz, Galen (Berkeley University)            &lt;br /&gt;            Project for Public Spaces&lt;br /&gt;            Frederick Law Olmsted ve Çalışmaları, Lisans Tezi, Cüneyt ÇAKAR, Rahşan              BUÇANOĞLU, Doç. Dr. Adnan KAPLAN, 2002, Izmir.&lt;br /&gt;           &lt;br /&gt;            &lt;b&gt;Derleme ve Çeviriler :&lt;/b&gt; Cüneyt Çakar / Ege .Ü - Peyzaj Mimarı&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/189132772155168540-8979688341586251786?l=peyzajmimarligifp.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://peyzajmimarligifp.blogspot.com/feeds/8979688341586251786/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=189132772155168540&amp;postID=8979688341586251786' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/189132772155168540/posts/default/8979688341586251786'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/189132772155168540/posts/default/8979688341586251786'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://peyzajmimarligifp.blogspot.com/2008/01/park-modelleri.html' title='Park modelleri'/><author><name>Peyzaj Mimarlığı</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02775227668334534243</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='17009975199923169237'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-189132772155168540.post-1208477191391220819</id><published>2008-01-20T09:11:00.000-08:00</published><updated>2008-01-19T09:11:52.719-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bahçe Tasarım Ilkeleri'/><title type='text'>Bahçe Tasarım Ilkeleri</title><content type='html'>&lt;b&gt;Bahçe Tasarım Ilkeleri &lt;/b&gt;                                   &lt;b&gt;&lt;br /&gt;            Bitkiler ve tasarım unsurları&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;           &lt;br /&gt;            Peyzaj tasarımcılarının tasarımlarının kapsamında “hardscape” (yapısal              tasarım) ve “softscape” (bitkisel tasarım) yer alır. Yapısal tasarım,              kelimeden de anlaşılacağı gibi birtakım elemanlar (gazebolar, patika-yürüyüş              yolları, heykeller-objeler, deckler vb.) içerir. Bitkisel tasarım kapsamına              ise canlı materyaller olan bitkiler girer. Genellikle yapısal tasarım,              bitkisel tasarım öğelerinin alanda oluşmasından önce tesis edilir.            &lt;br /&gt;           &lt;br /&gt;            Evinizde odanızı tasarlarken kullandığınız tasarım ilkelerinin tümü              bahçe tasarımlarınız için de gerekli ve geçerlidir. Her iki alanın tasarlanmasında              da aynı unsurlara (renk tekstür-doku, şekil, ölçü ve işlevsellik) başvurulur.            &lt;br /&gt;           &lt;br /&gt;            En iyi ve en eğlenceli bahçe tasarlama yolu, bu olaya başlamadan önce              kendinizi iyi örnekler içinde bulmanız ve araştırmanızdır. Başarılı              bahçe tasarımcıları tarafından yazılan kitaplardaki resimlere bakmak,              genel ve özel bahçeleri ziyaret etmek, size hoş görünen şeyleri nedenleriyle              birlikte zihninize not etmek bu işe girişmeden önce sizin için oldukça              yararlı olacaktır.&lt;br /&gt;           &lt;br /&gt;            I-RENK Aynen evinizdeki gibi, bahçe içerisindeki renklerin de bir uyum              ve ahenk içinde olması gerekir. Sıcak-parlak renkler; kırmızılar, parlak              pembeler, sarılar, turuncular ve altın renkleri bahçe içerisinde sıcak-canlı              bir atmosfer oluştururlar. Soğuk-sakin renkler; maviler, pembe ve sarının              mat tonları, morlar, beyazlar bahçe içerisinde sakin, barışçık bir hava              sağlarlar. Bu renkler aynı zamanda küçük alanları daha büyük gösterir.            &lt;br /&gt;           &lt;br /&gt;            Özde dört renk tasarısı vardır; tek renkli alanların tasarımı, çok rengin              kullanıldığı alanların tasarımı, zıt renklerin bir arada kullanıldığı              tasarımlar, bütünleyici-devam renklerinin bir arada kullanıldığı tasarımlar.            &lt;br /&gt;           &lt;br /&gt;            &lt;b&gt;a-Tek Renklerin Bir Arada Kullanıldığı Tasarımlar &lt;/b&gt;&lt;br /&gt;           &lt;br /&gt;            Tek rengin hakimiyetinde oluşturulan bahçe tasarımlarında çiçekler genellikle              tek rengin tonlarında kullanılır. Bu yöntem özellikle form ve tekstürün              ön plana çıkartılmak istendiği durumlar için idealdir.&lt;br /&gt;           &lt;br /&gt;            Örneğin; beyaz rengin baskın kullanıldığı tasarımlar, bütün gün çalışan              ve çoğunlukla akşam saatlerinde bahçelerini kullanan insanlar için uygundur.              Bu tip tasarılar mimari ışığı da güzel bir biçimde yansıtır, estetiği              görünür kılar. Beyaz çiçekler huzur verici, seçkin ve güzel kokularıyla              bahçe tasarımına destekte bulunurlar.&lt;br /&gt;           &lt;br /&gt;            b-Çok Rengin Kullanıldığı Alan Tasarımları Çok rengin bir arada kullanıldığı              tasarılarda bütünlüğü ya da kontrası sağlamak esas olmalıdır. Renkler              canlı veya sade (yumuşak) olabilir, ancak renk teorisi içinde temel              prensiplere bağlı kalınarak başarı yansıtılmalıdır. Örneğin; beyaz renk              iyi bir tamamlayıcı veya iyi bir kontras oluşturucu renktir. Ancak diğer              tüm renklerde olduğu gibi beyaz da bu amaçlara hizmet edecekse cömert              kullanılmalıdır.&lt;br /&gt;           &lt;br /&gt;            c-Zıt Renklerin Bir Arada Kullanıldığı Alan Tasarımları Zıt renk tasarıları,renk              dairesinde karşılıklı alanlarda bulunan renklerle (örneğin; kırmızı              ve yeşil, turuncu ve mavi) yapılır. Bu özellikte bahçeler çokça dramatik              olmaktan uzaklaşırlar, etkilerini zıtlıklarda yansıtırlar. Koyu mavi              Campanula ile turuncu mevsimliklerin bir arada kullanıldığını düşünün...              ya da koyu yeşil bir bitkinin fon olduğu parlak kırmızı çiçeklerin nasıl              bir etki yaratacağını...&lt;br /&gt;           &lt;br /&gt;            d-Bütünleyici-Devam Renklerinin Bir Arada Kullanıldığı Tasarımlar Devam              renkleri, renk dairesi üzerinde birbirinin ardından gelen renklerdir.              Mor ile mavinin, pembenin ve bu renklerin tüm tonlarının bir arada kullanıldığı              tasarımlar örnek gösterilebilir.&lt;br /&gt;           &lt;br /&gt;            İyi tasarlanmış bahçelerde ağaç yaprakları şekilleriyle, dokularıyla              ve renkleriyle uzun süreli çekiciliklerini senelerce sergileyebilirler.              Unutulmamalıdır, yapraklar kırmızı, beyaz, gri, gümüş, mor olabilir              ve yemyeşil bir ormanda bu özellikleri ile bu bitkiler kendilerini gösterebilirler.            &lt;br /&gt;           &lt;br /&gt;                                            &lt;b&gt;Kaynak: &lt;/b&gt;Better Homes&lt;br /&gt;               &lt;br /&gt;                &lt;b&gt;Çeviriler: &lt;/b&gt;Ayşegül AYDIN / Peyzaj Mimarı-İstanbul Üniversitesi&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/189132772155168540-1208477191391220819?l=peyzajmimarligifp.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://peyzajmimarligifp.blogspot.com/feeds/1208477191391220819/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=189132772155168540&amp;postID=1208477191391220819' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/189132772155168540/posts/default/1208477191391220819'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/189132772155168540/posts/default/1208477191391220819'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://peyzajmimarligifp.blogspot.com/2008/01/bahe-tasarm-ilkeleri.html' title='Bahçe Tasarım Ilkeleri'/><author><name>Peyzaj Mimarlığı</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02775227668334534243</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='17009975199923169237'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-189132772155168540.post-1071153758871354063</id><published>2008-01-20T09:08:00.000-08:00</published><updated>2008-01-19T09:09:44.604-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Çöl Peyzaj Okulları'/><title type='text'>Çöl Peyzaj Okulları</title><content type='html'>&lt;b&gt;Çöl Peyzaj Okulları&lt;/b&gt;                                                                                                             &lt;br /&gt;                  Phoenix                metropoliten alanı büyürken, ilerlemek amaçlı, doğal çöl Peyzajı                önemini yitirmekteydi. Bazı insanlar çöl Peyzajının doğuştan gelen                güzelliğinin farkına varabilmekte ve sürekliliği sağlamaya                çalışmaktadır. Neyse ki, insanlar çöllerinde güzel alanlar                olabileceğini görmeye başladılar ve sevmek, korumak gibi terimler                gündeme geldi. Tutumdaki bu değişmenin bir parçası olarak,                Peyzajcılar çöl Bitkilerini yeniden keşfetmeye, su-koruma Peyzaj                alanlarını planlamaya ve etik kurallarla uygulamalara başladılar.                Buna göre, çöl Peyzaj endüstrisinde gelişmek için potansiyeller                açığa vuruldu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                   Çöl Bitkileri                koruma ve eğitiminde, uluslar arası lider konumundaki Desert                Botanical Garden 62 yıllık bilgi birikimini yerel halkla ve                dünyayla paylaşmaktadır. 1997�den başlayarak, tek okul olma                özelliğe sahip çöl Peyzaj endüstrisine dayalı kapsamlı eğitim                veren kurum açıldı. Bu kurumun özellikleri:                               &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Bahçenin                  çöl Bitkileri kapsamlı koleksiyonuna dair                 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                    &lt;b&gt;Hortikültürel tekniklerle kapsamlı eğitim &lt;/b&gt;                 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  İspanyolca                  ve İngilizce sınıflara sahip                 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Bilgili                  deneyimli eğitmenler                                                    Çöl Peyzaj                Okulu, insanların geçmişleri, yetenekleri, önceki bilgileri ve                amaçlarını göz önünde bulundurarak bu yönde eğitimde yön izler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                   &lt;b&gt;                Araştırma birimleri&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                                     &lt;b&gt;Koruma/Araştırma &lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                   Uluslar arası                düzeyde ilan edilen 20.000�in üzerinde çöl bitkisini barındıran                koleksiyonun en belirgin özelliği Sonoran Çölü türlerinin                olmasıdır. Bu koleksiyon halkın ve bilimsel toplulukların                kullanımına sunulmuştur. Çöllerin �boş gereksiz alanlar� olarak                bilinmesine inat, koleksiyonun ziyaretçiler için ruhları ve                duygularını doyuran niteliği yanında çöl ekosistemindeki                Bitkilerin form ve tiplerinin çok çeşitli farklılıklarını öğreten                özelliğe de sahiptir. Bu Bitkilerin çoğu evde yada diğer iç                mekanlarda kullanıma uygundur. Bilim adamları için ise bahçe                koleksiyonu, bu konudaki çalışmaları için olağanüstü bir done                bankası. Alanın ender bulunan Bitkileri kapsamlı tohum                koleksiyonu, türler için bir destek ve ileriki çalışmalar için                imkan sağlamaktadır. Desert Botanical Garden, çöl Bitkileri                üzerine yapılan çalışmalar için Birincil araştırma kurumu olarak                görevlendirilmiştir. Bahçe araştırmacıları bir çok alanda                çalışmaktadır:                               &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  &lt;b&gt;Floristik&lt;/b&gt; � alan içindeki Bitkilerin farklı türleri üzerine çalışma                 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  &lt;b&gt;Sistematik&lt;/b&gt;                  � Bitkilerin birbirleri arasındaki evrim ilişkisi ve orijin                  çalışması                 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  &lt;b&gt;Ekoloji&lt;/b&gt; �                  organizmalar ve çevreleri arasındaki ilişki üzerine çalışma                 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  &lt;b&gt;Koruma                  Biyolojisi&lt;/b&gt; � insanın bitkiler ve çevre üzerine etkilerinin                  incelenmesi                 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                    &lt;b&gt;Etnobotanik&lt;/b&gt; - bitkiler ve insanlar arasında geçmişte ve                  bugündeki ilişki                 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                    &lt;b&gt;Hortikültür&lt;/b&gt; � kentsel düzende Bitkilerin yetiştirilmesi ve                  kullanılması                                                    Çöl                ekosistemlerindeki karmaşıklığın anlaşılmasına adına                araştırmacılar Desert Botanical Garden�da çaba sarf etmekteler.                Araştırma programında kurak bölge Bitkileri, koruma, etnobotanik                ve ekolojinin dokümantasyon çalışmaları yapılmaktadır. Alanın                Herbaryumunda dünyadaki kurak bölgelerden ve özellikle Arizona�dan                getirilen 51.000�e yakın sayıda bitki türü koleksiyonu                sürekliliğini devam ettirmektedir. Herbaryum koleksiyonunun bir                bölümü on-line olarak insanların tanıması amaçlı sunulmaktadır.                Alanın kütüphanesinde 7.000 cilt ve sürekli yayında çöl                ekosistemini tanıtma amaçlı yerini almıştır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                                   &lt;b&gt;Koleksiyonlar &lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                   Desert Botanical                Garden dünyada en iyi korunan, yerel halk ve ziyaretçiler                bakımından tercih edilen bahçelerden biridir. Dünyadaki çöl                Bitkilerinin başlıca koleksiyonlarından birine sahip, koleksiyonun                yeri ve zamansal süreci üzerine elinde fazlaca hem bahçecilik hem                bilimsel değere sahip done bulunduran bir alandır. Koleksiyon ve                buna ait dokümantasyon, koruma, eğitim ve araştırma üzerine                uluslar arası öneme sahiptir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                   �Yaşayan                Koleksiyon� 3.931 sınıflama ve 139 familyaya sahip 21.000�in                üzerinde bitki içermektedir. Yaklaşık olarak Bitkilerin; yabancı                kökenli bitkilerde dahil olmak üzere %75�i dokümantasyon olarak                elde edilmiştir. Koleksiyon özellikler Cactaceae, Agavaceae,                Aloaceae familyasından ve Sonoran Çölü florasından                oluşmaktadır.Alanda özellikle 1.350 farklı türle birlikte 10.350                bitkiye sahip kaktüs koleksiyonu ile ünlenmiştir. Kaktüs                koleksiyonunun en önemli noktaları:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                   Opuntioideae                altfamilyası: Bahçe bu grupta bütün türlerin en çoğunu bir arada                buluşturan niteliktedir. (261 türün 208�i Desert Botanical                Garden�da yer almaktadır.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                 &lt;em&gt;                 normalEchinocereus: 91 bilinen türün 84�ü mevcuttur. Diğer                temel koleksiyonlar; Mammillaria, Coryphantha, Ferocactus &lt;/em&gt;                   ve                   Güney Amerikan Kaktüsü, özellikle &lt;em&gt;                normalCopiapoa,                Eriosyce &lt;/em&gt; ve &lt;em&gt;                normalEchinopsis &lt;/em&gt;.                   &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                   Agavaceae                familyasındaki Yucca ve Agave türleri formlar alan içindeki                Ikincil öneme sahip koleksiyondur. Bu sınıflamada 35 Yucca türü ve                141 Agave türü bulunmaktadır. Diğer önemli koleksiyon, Eski Dünya                sukkulentleri (1.207 taksonomi), çöl ağaç ve çalılarını(1.116                taksonomi) içermektedir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                   Dünyada                Opuntioideae altfamilyasından en fazla sayıda türü içeren                koleksiyona sahip Desert Botanical Garden, bilim adamları ve                araştırmacılar için önemli bir kaynak oluşturmaktadır. Bu                altfamilyadaki bitkiler habitatlarında ağaçtan çalıya çok                çeşitlidir. Ağaç gövdeleri genellikle küçük, geçici yapraklara                sahip belirgin çizgilerle bölünmüş haldedir. Areoller içinde                glokid denilen altfamilyanın karakteristik özelliği olan küçük,                keskin dikenleri vardır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                   Koleksiyonda                birde dünya çöllerinde, özellikle güneydoğu U.S. ve kuzey Meksika                kökenli 169 ender, tehlike altında bulunan türler bulunmaktadır.                Bu koruma koleksiyonunun bir parçası da, CPC�nin desteklediği 36                türdür. Buna ek olarak, nadir Bitkilerin, yaşayan tohumları ve                polenleri dondurulmakta ve çöl türlerinin kapsamlı tohum                bankasında depolanmaktadır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                              &lt;b&gt;                Derleme: &lt;/b&gt;                     Pınar            Özyılmaz/ Peyzaj mimarı- Ankara.Ü&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/189132772155168540-1071153758871354063?l=peyzajmimarligifp.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://peyzajmimarligifp.blogspot.com/feeds/1071153758871354063/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=189132772155168540&amp;postID=1071153758871354063' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/189132772155168540/posts/default/1071153758871354063'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/189132772155168540/posts/default/1071153758871354063'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://peyzajmimarligifp.blogspot.com/2008/01/l-peyzaj-okullar.html' title='Çöl Peyzaj Okulları'/><author><name>Peyzaj Mimarlığı</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02775227668334534243</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='17009975199923169237'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-189132772155168540.post-8811859770699404836</id><published>2008-01-19T08:44:00.003-08:00</published><updated>2008-01-19T08:45:23.325-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Solenoid vanalar ve çalışma prensipleri'/><title type='text'>Solenoid vanalar ve çalışma prensipleri</title><content type='html'>&lt;b&gt;Solenoid vanalar ve çalışma prensipleri&lt;/b&gt;                                                        &lt;br /&gt;                     Boyutları, şekilleri ya da modelleri ne olursa olsun, vanalar her        sulama sisteminde su akışının regüle edilmesinde kritik bir rol oynarlar.        İyi bir dizayn ve bakım için öncelikle tipik bir elektrikli vananın nasıl        çalıştığını incelemekte fayda vardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Su vananın içine        giriş (inlet) kısmından girdikten sonra diyaframın üstünde yer alan        odacığa (upper chamber) doğru hareket eder. Diyafram vananın içinde yukarı        aşağı hareket ederek vananın açılıp kapanmasını sağlayan yuvarlak, plastik        bir malzemedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Su, vananın üstündeki bu odacığa dolar, bu arada pilot        akış tüneli (solenoid port) aracılığıyla solenoidin alt kısmına kadar        ulaşır. Herhangi bir çıkış olmadığı için, su bu bölümde basınçlı hale        gelir. Bu anda giriş basıncıyla diyaframın üst bölümündeki basınç        eşitlenmiştir. Ancak diyaframın üstündeki alan daha geniş olduğu için, bu        bir güç yaratır ve diyaframı aşağıya doğru iter.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;             &lt;b&gt;Diyaframı kapatan, basınç ile alanın çarpımı olan bu        güçtür.&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;( Güç = Basınç X Alan)         &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;            Vanalardaki solenoidler aslında içindeki yay sayesinde ufak bir metal,            silindiri (plunger) aşağıda tutarak suyun girmesini engelleyen bir tür            elektrikli mıknatıstır. Solenoid manuel olarak ya da bir kontrol            cihazı aracılığıyla operasyonel hale getirildiğinde, ufak metal            silindiri (plunger) yukarı çeker, böylece su solenoidin altındaki            çıkış tünelinden (exhaust port) aşağıdaki vananın çıkış (outlet)            bölümüne doğru ilerler. Bunun sonucunda, diyaframın üstündeki güç yok            olur. Böylece diyaframın altındaki güç daha kuvvetli hale geldiğinden            diyafram yukarı doğru hareket eder.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Su, vananın giriş (inlet)            bölümünden çıkış (outlet) bölümüne doğru akışa geçer. Bu hareket            solenoidin altındaki çıkış tüneli (exhaust port) açık olduğu sürece            devam eder. Solenoidin içindeki ufak metal silindir (plunger) tekrar            aşağıya düştüğünde (mıknatıslanma bittiğinde yani kontrol cihazı            elektrik akımını kestiğinde), çıkış kanalı kapanır ve daha önce            açıklanan basınç diyaframın üst bölümünde tekrar oluşur.&lt;br /&gt;         &lt;br /&gt;          Diyaframın üstündeki güç altındaki güçten daha fazla olduğunda            diyafram kapanır, bu da su akışını keser. Tabi ki, otomatik bir            sistemde yukarıda anlatılanlar çok çabuk bir şekilde gerçekleşir.           &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                          &lt;b&gt;Derleme:&lt;/b&gt;                           Ahmet Aydın (İ.Ü-p.m/90) Ags Sulama&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/189132772155168540-8811859770699404836?l=peyzajmimarligifp.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://peyzajmimarligifp.blogspot.com/feeds/8811859770699404836/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=189132772155168540&amp;postID=8811859770699404836' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/189132772155168540/posts/default/8811859770699404836'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/189132772155168540/posts/default/8811859770699404836'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://peyzajmimarligifp.blogspot.com/2008/01/solenoid-vanalar-ve-alma-prensipleri.html' title='Solenoid vanalar ve çalışma prensipleri'/><author><name>Peyzaj Mimarlığı</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02775227668334534243</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='17009975199923169237'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-189132772155168540.post-2939874095698506637</id><published>2008-01-19T08:44:00.002-08:00</published><updated>2008-01-19T08:45:09.390-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bahçelerde sulama'/><title type='text'>Bahçelerde sulama</title><content type='html'>&lt;table align="center" border="0" cellpadding="1" cellspacing="0" height="100%" width="100%"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td class="peyzajhaber"&gt;&lt;b&gt;Bahçelerde sulama&lt;/b&gt; &lt;/td&gt;             &lt;/tr&gt;             &lt;tr&gt;               &lt;td height="25"&gt;                                 &lt;br /&gt;                                   &lt;b&gt;1. Toprak Suyunun Sınıflandırılması &lt;/b&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                    a.                  Sızan su &lt;br /&gt;                    b.                  Tutulan su                       · Kapillar su                       ·                  Higroskopik su                    &lt;br /&gt; c.                  Taban suyu                     &lt;br /&gt;d.                  Durgun su                                                     &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Sızan su :                    &lt;/b&gt;Su ile doygun bir toprakta suyun bir kısmı yer çekiminin etkisiyle derinlere doğru sızar. Bu sızma toprağın geniş gözeneklerinden ve makroporlardan olmaktadır. Sızma yaklaşık 0-1,3 atm basınç altında gerçekleşir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                   &lt;b&gt;Tutulan su :&lt;/b&gt;                    sızan su hareketinin sona erdiği andan itibaren toprakta tutulan                su miktarıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                   &lt;b&gt;Taban suyu :&lt;/b&gt;                    Sızan su geçirimsiz bir tabakaya rastlarsa daha derinlere                sızamayarak toprak gözeneklerini doldurur. Sonrada geçirimsiz                tabakanın eğimine, bazı yerlerde de arazinin eğimine bağlı olarak                hareket eder.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                    &lt;b&gt;Durgun                  su :                      &lt;/b&gt;Toprakta geçirimsiz tabakaya rastlayan su hareket edemediği                  zaman durgun suyu oluşturur.                                                                          &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;2. Toprak Nem Sabiteleri  &lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;                    a.                  Doygunluk noktası                       &lt;br /&gt;b.                  Tarla kapasitesi                      &lt;br /&gt;c.                  Daimi solma yüzdesi                     &lt;br /&gt;d.                  Higroskopik sabite                     &lt;br /&gt;e.                  Fırın kuru toprak                 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                   &lt;b&gt;Doygunluk                noktası :&lt;/b&gt;                    toprak gözeneklerinin tamamen su ile dolu olduğu durumdaki nem                düzeyidir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                   &lt;b&gt;Tarla Kapasitesi                :                    &lt;/b&gt;sızan suyun tamamen sızdığı yani sızma işleminin durduğu andaki                nem düzeyidir. Pratik olarak 1/3 atm tansiyonla tutulan nem değeri                olarak ifade edilebilir. Tarla kapasitesi ile daimi solma yüzdesi                arasındaki nem düzeyi Bitkilerin faydalanabildiği nem düzeyidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                   &lt;b&gt;Daimi solma                yüzdesi :                    &lt;/b&gt;Sulandıklarında Bitkilerin tekrar kendilerine gelemeyecek şekilde                solma göstermeye başladıkları nem düzeyidir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                   Sulama                uygulamaları açısından bu 3 nem sabitesi büyük önem arzetmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                                                  &lt;b&gt;  3. Faydalılık açısından toprak suyu&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;a.                  Yarayışsız su                     &lt;br /&gt;b.                  Yarayışlı su                      &lt;br /&gt;c.                  Fazla su olarak sınıflandırılabilir.                                                     &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;15 atm�den                yüksek tansiyonlarla tutulan sular yarayışsız su olmaktadır. Tarla                kapasitesinin altındaki sularda toprağın tüm gözeneklerini                doldurduğundan havalanma sorunları oluşturur ve topraktan hızla                uzaklaştırılması gereken sulardır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                                   Yukarıda da belirtildiği gibi tarla kapasitesi ile daimi solma                yüzdesi arasındaki su bitkiler için yarayışlı sudur. Yarayışlı nem                kapasitesi sulama zamanının tespiti ve sulama dozunun ayarlanması                bakımından önemlidir. Ancak bitki-toprak etkileşimleri ve bunların                kök bölgesi derinliğine etkisi ve iklim faktörlerindeki                kararsızlıklar nedeniyle sulama için tavsiye edilen zaman                farklılıklar göstermektedir. Kabaca toprağın su kapasitesinin %                25-75 oranında tükenmesi aralığında sulama yapılması tavsiye                edilir. Özet bir ifade ile toprak neminin tarla kapasitesi                civarında optimum yarayışlılığa sahip olduğu, nem miktarı                azaldıkça yarayışlılığının azaldığı ve daha daimi solma yüzdesine                gelmeden bitki gelişmesinin önemli ölçüde zarar gördüğü                söylenebilir. Bu sebeple toprak yarayışlı neminin tükenmesini veya                daimi solma yüzdesine ulaşmasını beklemeden sulama yapılması                gerekir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                                   Sulama zamanının belirlenmesinde gözlemlerden yararlanılabileceği                gibi, bitkinin solma belirtileri göstermesi, yapraklarının                normalden daha koyu yeşil bir renk alması suya ihtiyaç duyduğunu                gösterir. Ancak bu aşamaya gelmiş bir bitkide ciddi hasarlanmalar                meydana gelebilir. Öte yandan gözlemle sulama zamanı tespiti de                her zaman yanıltıcı olabilir. Objektif olarak sulama zamanının                belirlenmesinde tansiyometreler pratik olarak kullanılabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                                   &lt;b&gt;4. Sulama Yöntemleri &lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                 &lt;b&gt;                  a. Yüzey Sulama                Yöntemleri: &lt;/b&gt;Adi salma                yöntemi :                    Bu yöntemde su tarla hendeklerinden saptırılarak toprak yüzeyini                devamlı bir tabaka halinde kaplayacak şekilde tarla yüzeyinde                rasgele yayılmaya bırakılır. İşçilik masraflarının ve sulama                kültürünün az olduğu yerlerde geniş oranda kullanılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                   Tarla                laterallerinden salma usulü sulama : Adi salma yönteminin bir                değişik şekli olup, sulama suyu tarla laterallerinden taşırma                suretiyle tarlaya verilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                   Adi tava                usulü sulama : Bu yöntemle sulama etrafı seddelerle çevrili                düz parsellere büyük akış debilerinin verilmesi ile yapılır.                Özellikle düz ve düze yakın arazilerin sulanmasında uygundur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                   Uzun tava                yöntemi : Bu yöntemin esası, tarlanın azami meyil                istikametinde uzun şeritlere ayrılması ve bunların aralarının                seddelerle bölünmesidir. Şeritlerin üst başından sevk edilen su                ince bir tabaka halinde ve seddelerle kontrol edilerek aşağı doğru                akar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                 &lt;b&gt;                  b. Yağmurlama                Sulama Yöntemi: &lt;/b&gt;                   Yağmurlama sulama yönteminde su doğal yağışa benzer biçimde toprak                yüzeyine serpilmek suretiyle uygulanır. Bu yöntemde su kapalı                borularla mekanik püskürtücülere kadar taşınır ve püskürtücülerden                suyun toprağa yağdırılması küçük orifis ve memelerle basınç                altında yapılır. Sistemin çalışması için gerekli basınç genellikle                pompalarla sağlanır. Bunun yanında su kaynağının sulama alanından                yeterince yüksek olması da gerekli basıncı sağlayabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                 &lt;b&gt;                  c. Mini-spring                Yöntemi: &lt;/b&gt;                   Yağmurlama sulama ile damla sulama arasında bir yöntem olup, ince                borularla tarlaya dağıtılan su küçük yağmurlama başlıkları ile                araziye dağıtılır. Sabit bir sistem değildir gerektiğinde                toplanabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                 &lt;b&gt;                  d. Toprak Altı                Sulama Yönemi: &lt;/b&gt;Toprak altı sulama sun�i yolla toprak altına su ilavesiyle taban                suyu seviyesinin düzenleme faaliyeti olarak tanımlanabilir. Bu                yöntemde su seviyesi kök bölgesinde su ve hava miktarının en iyi                şekilde kombine edilmesini sağlayacak yükseklikte muhafaza                edilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                 &lt;b&gt;                  e. Damla Sulama                Yöntemi: &lt;/b&gt;                   Damla sulama intensif sulu tarımda kullanılmak üzere geliştirilmiş                olan bir yöntemdir. Damla sulaması toprak yüzeyine veya yüzeyin                hemen altına yerleştirilen küçük çaplı orifis yardımıyla arıtılmış                suyu toprak yüzeyine veya içerisine veren bir sistemdir. Bu sistem                suyun belirlenmiş bir desene alçak basınç altında verilmesine                imkan sağlar. Bu sistemin çalıştırılması için gerekli olan basınç                yağmurlama sistemindekinden daha azdır. Bu sistemde su yaygın boru                ağı aracılığı ile her bitkiye kadar götürülür. Öte yandan                bitkilere verilecek gübreler de sulama suyu ile birlikte                verilebilir (fertigation). Kısacası sistemin esası bitkinin                ihtiyaç duyduğu su ve besin maddesi miktarını optimum seviyede                tutmaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                   Klon anaçları                ile tesis edilmiş bahçeler için en uygun sulama sistemi damla                sulama kısmen de mini-spring sulama sistemidir. Salma sulamada                arazi yüzeyinde göllenmeler oluşmakta ve özellikle MM 106 gibi kök                boğazı çürüklüğüne hassas anaçlarda kurumalar görülebilmektedir.                Öte yandan işgücünden tasarruf edilmesi, sulama ve gübreleme                etkinliğinin artırılması, sulama suyundan tasarruf edilmesi gibi                üstünlükleri nedeniyle damla sulama sistemi tercih edilmelidir.               &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;              &lt;table align="center" border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" width="98%"&gt;                 &lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;                   &lt;td&gt;                                      &lt;br /&gt;&lt;/td&gt;                 &lt;/tr&gt;               &lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;               &lt;/td&gt;             &lt;/tr&gt;             &lt;tr&gt;               &lt;td&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;             &lt;/tr&gt;             &lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;              &lt;b&gt;&lt;br /&gt;Yazan :&lt;/b&gt; Hüseyin AKGÜL / Ziraat Yüksek Mühendisi&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/189132772155168540-2939874095698506637?l=peyzajmimarligifp.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://peyzajmimarligifp.blogspot.com/feeds/2939874095698506637/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=189132772155168540&amp;postID=2939874095698506637' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/189132772155168540/posts/default/2939874095698506637'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/189132772155168540/posts/default/2939874095698506637'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://peyzajmimarligifp.blogspot.com/2008/01/bahelerde-sulama.html' title='Bahçelerde sulama'/><author><name>Peyzaj Mimarlığı</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02775227668334534243</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='17009975199923169237'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-189132772155168540.post-2403717789268989400</id><published>2008-01-19T08:44:00.001-08:00</published><updated>2008-01-19T08:44:45.067-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Çocuk Oyun Elemanları'/><title type='text'>Çocuk Oyun Elemanları</title><content type='html'>&lt;b&gt;Çocuk Oyun Elemanları&lt;/b&gt;                                                                    &lt;br /&gt;                         Söylememek elde            değil! Gördüklerim beni rahatsız ediyor. Yola tüküren adamdan,            asfalttaki koca rögar tümseklerinden, suyu sokak boyunca akan çöpten,            neden yapıldığından bile haberim olmayan bitmez tükenmez yol            çalışmalarından, olmadık yerlere konulan reklam panolarından,            düşünülmeden yapılmış üstüme gelen binalardan, bloklardan, kırık            kaldırımlardan rahatsızlık duyuyorum. Özensizlik her yerde gözüme            çarpıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                         Eminim çoğumuz            benzer rahatsızlıklar yaşıyoruz. Ortak kullanılan alanlara, evimize            gösterdiğimiz ilgiyi göstermiyoruz. Dolayısıyla sokakta yürürken            gördüklerimize, sadece söylenerek geçiyoruz. Bir süre sonra da, göz            alışkanlığından olsa gerek, söylenmiyoruz bile.           &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sorunları halletmek            yerine sorunlarla birlikte yaşamayı tercih ediyoruz veya birilerinin            çözüm bulmasını bekliyoruz. Evet, bir yere kadar böyle bir beklenti            içinde olmak anlamlı olabilir. Ama bize de görev düşüyor. En azından            rahatsızlığımızı dile getirerek yetkililerle birlikte birşeyler            yapabiliriz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                         Pek çok konuda            olduğu gibi, çevresel bilincin kazandırılması konusunda da eğitimin            çok önemli yeri vardır. Kurallar konusunda da eğitimin çok önemi var.            Kuralar ve yaptırımlarla birtakım düzenlemeler yapılabilir; ama bu            yüzeysel bir çözüm olur. Bunun için nereden başlamak gerekir?                &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;           Çocuk            parklarından başlanabilir. Çocuk parkları, yapılarla şekillenen şehir            ortamında, çocuğun doğayla buluştuğu, çeşitli elemanlarla egzersizler            yaptığı alanlardır. Amaç ,oyun oynarken çocuğun psikolojik ve            fizyolojik yönden gelişmesini sağlamaktır. Sosyalleşmeye başlayan            çocuğun, evinin dışında, kendini ait hissedebileceği, sahipleneceği            ilk alanlardan biridir.           &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biraz daha büyüdükçe, mahalle, okul, sürekli            gittiği bir kafeterya vs. gibi yerleri de sahiplenmeye başlar. Acaba            çoğu zaman bakımsızlıktan sevimsiz demir yığınlarının bulunduğu            alanlar haline gelen parklar, çocuklara ne kadar faydalıdır; daha            faydalı hale nasıl getirilebilir? Bu konu üzerinde düşünmek gerekir.&lt;br /&gt;            &lt;br /&gt;           Bence çocuk            parklarında görmeye alıştığımız benzer elemanların dışında, yeni            arayışlara gitmek gerekir. Parklara yeni anlamlar yüklenerek            çocukların sevebilecekleri, kendilerini ait hissedebilecekleri alanlar            haline getirilebilir. Çocuk büyüdükçe, bu ilgisi diğer kullandığı            alanlara da yansır ve en son şehir ölçeğinde çok daha ilgili, duyarlı            ve yapıcı bir birey olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                         Sadece söylemek            hiçbir işe yaramıyor. Rahatsız olduğumuz şeyleri değiştirmek için çaba            göstermemiz gerekir. Düşüncelerimizi paylaşmak bize yeni ufuklar            açabilir. Konuyla ilgili fikir ve mimari proje yarışması açabilir.            Farklı disiplinle biraraya gelerek çalışabilir. Ticari endişelerin            yönlendirmesine izin vermeden yeni düşünceler desteklenebilir. Bunun            için duyarlı davranmamız ve ilgi göstermemiz yeterli.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;             &lt;b&gt;Yazan : &lt;/b&gt;Ceren Sezer / Mimar İ.T.Ü&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/189132772155168540-2403717789268989400?l=peyzajmimarligifp.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://peyzajmimarligifp.blogspot.com/feeds/2403717789268989400/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=189132772155168540&amp;postID=2403717789268989400' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/189132772155168540/posts/default/2403717789268989400'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/189132772155168540/posts/default/2403717789268989400'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://peyzajmimarligifp.blogspot.com/2008/01/ocuk-oyun-elemanlar.html' title='Çocuk Oyun Elemanları'/><author><name>Peyzaj Mimarlığı</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02775227668334534243</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='17009975199923169237'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-189132772155168540.post-7503811664246352868</id><published>2008-01-19T08:43:00.000-08:00</published><updated>2008-01-19T08:44:29.571-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kent Mobilyaları'/><title type='text'>Kent Mobilyaları</title><content type='html'>&lt;table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" height="100%" width="100%"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td class="peyzajhaber"&gt;&lt;b&gt;Kent Mobilyaları&lt;/b&gt; &lt;/td&gt;             &lt;/tr&gt;             &lt;tr&gt;               &lt;td height="25"&gt;              &lt;br /&gt;&lt;/td&gt;               &lt;td height="25"&gt;                            &lt;img src="http://www.peyzaj.org/moduler/msresimler/z10.jpg" border="0" height="250" width="400" /&gt;&lt;br /&gt;                             &lt;br /&gt;&lt;b&gt;City furniture&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kentin açık alanlarına yani parklara, yollara,                refüjlere, yeşil alanlara, dinlence alanlarına konulan siimgesel,                fonksiyonel ya da sanatsal etkileri olan; heykel, anıt, su                elemanları, oyuncaklar veya mekansal düzenlemelerin                parçalarıdırlar&lt;br /&gt;                             &lt;br /&gt;Birkaç                örnek verecek olursak sahillerdeki �Yunuslar heykeli�, �İnsan                hakları anıtları�, �Barış anıtı�, çeşitli parklardaki heykeller                sayılabilir. Bunlara son günlerde yeni örnekler eklendi. Bu                örnekler, bazı parklara konular askeri jet uçaklarıdır. Kimileri                tarafından ilginç olarak değerlendirilirken kimileri tarafından da                �savaş kışkırtıcılığı� yaptığı şeklinde yorumlanan bu uçaklar                hakkında birkaç şey söylemek istiyorum &lt;br /&gt;                             &lt;br /&gt;Askeri                uçak, askeri top, savaş gemisi ve benzeri elemanların amaçlarını                en iyi yansıtacak şekilde düzenlenecek; açık alan sergisi, müze,                şehitlik gibi yerlerde sergilenmesi daha doğru olur kanısındayım.                Çanakkale savaşlarında emeği geçen unutulmaz �Nusret� mayın                gemisi, Çanakkale�de böyle bir alanda sergilenmektedir. Gene Hava                eğitim komutanlığının önünde bir askeri uçak yıllardır                sergilenmektedir ve bu kimseyi de rahatsız etmemektedir. Hatta                milli duygularımızı güçlendirerek, ulusal özgüvenimizi                artırmaktadır&lt;br /&gt;                             &lt;br /&gt;              Medyada özellikle televizyonlarda vurdulu kırdılı, savaş ve kavga                ağırlıklı yayınların çoğaldığı, hatta çocuklar için yapılan çizgi                filmlerin bile uzay savaşçılarının ya da savaşçı �Ninja� ların                tiplemelerinin ağırlık kazandığı bir dönemde çocukların ve                gençlerin bunlardan etkilenmemesi beklenemez. Böyle bir filmi                izleyen çocuğun tedirginliğini ve gerginliğini görünce onun                etkisini hissedebilirsiniz&lt;br /&gt;                             &lt;br /&gt;              Medyada böyle bir etki ortamı varken, ağırlıklı olarak çocuklara,                gençlere ve yaşlılara hizmet veren park, rekreasyon alanı gibi                dinlence yerlerinde daha barış ağırlıklı, sevgi ve sanat ağırlıklı                enstrümanların kullanılması doğru olacaktır. Kent içinde sınırlı                bir alana sahip olan park ve dinlence alanlarında, özellikle sanat                ağırlıklı heykellerin, hareketli su elemanlarının, uygulama ortamı                bulması iyi bir fırsat olabilir. Hatta sanatçıların, çocuk ve                gençlerle kaynaşabileceği açık hava sanat atölyeleri bile                oluşturulabilir &lt;br /&gt;                             &lt;br /&gt;Bu gün                için masumane gibi görünse de, gelecekte; parklara savaş                uçaklarını koymanın bir moda olacağı, tüm kentlere yayılabileceği                gibi bir ihtimali düşünmek, hatta konacak savaş uçağı bulunamadığı                takdirde askeri top ve tankların kentsel mobilya olarak                kullanılabilme ihtimali olduğunu varsaymak bile insanın tüylerini                ürpertmektedir. Bunun benzeri bir deneyim, Karşıyaka sahili Girne                caddesi karşısına yıllar öncesi bir askeri topun konması ile                yaşanmış idi. Hatta bu topun yönü, Yunanistan ile diplomatik bir                sorun olmuş, topun yönü caddeye çevrilince de halkın tepkisini                almıştı. Bu topun tepkiler sonucu kaldırılmasını takiben aynı yere                konan �yunuslar heykeli� ve etrafında oluşturulan su elemanı, amaç                ve imaj açısından iyi bir uygulama olmuştur &lt;br /&gt;                             &lt;br /&gt;Milli                duyguları pekiştirecek, çocuklara ve gençlere savaş gemisi, savaş                uçağı, toplar gibi araçları tanıma fırsatı vermek için kentin                dışında ayrılacak alanlarda sergiler oluşturulabilir. Hatta bunlar                açıklayıcı bilgiler içeren uygulamalarla da zenginleştirilebilir.                TCDD�nin Selçuk�ta oluşturduğu �Buharlı lokomotifler sergisi�                artık kullanımdan çıkmış ancak bir dönemin teknoloji ve güç aracı                olan buharlı lokomotiflerin bir çok modelinin sergilendiği                başarılı bir sergi uygulamasıdır. Bu başarılı uygulamaya benzer,                kent dışında yakın bir sahilde �Deniz araçları müzesi�, gene kent                dışında bir çok uçağın sergilenebileceği, amatör havacılık                eğitiminin verilebileceği �havacılık müzesi� oluşturulması                isabetli çözümler olabilir. Şu anda parklardaki mevcut uçaklar da                �hava şehitliği�ne konarak bunlara uygun bir anlam da                yüklenebilir&lt;br /&gt;                             &lt;br /&gt;Ulu                önder Atatürk�ün �Yurtta sulh, cihanda sulh� kavramının özellikle                çocuk ve gençlere dönük park ve dinlence alanlarında, sanat                ağırlıklı ifadesini bulacak enstrüman ve organizasyonlarla daha                iyi aşılanabileceğini, böylesi uygulamaların projelerinin                kullanacak olan çocuk, genç ve yaşlıların da görüş ve beklentileri                alınarak oluşturulması gerektiğini düşünüyorum &lt;br /&gt;                             &lt;br /&gt;Bu tip                projeleri gerçekleştirecek olan seçilmiş yerel yöneticiler,                demokrasinin de iyi bir göstergesi olarak artık kent parklarına                savaş uçaklarını değil, sevgi çiçekleri ve heykellerini                koymalıdırlar. Bu, sanatın topluma yakınlaşması için de iyi bir                fırsat olacaktır&lt;br /&gt;                  &lt;p&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Derleme: &lt;/b&gt;Melih Güneydenk (Reklamcı- Uludağ.Ü )  &lt;/p&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/189132772155168540-7503811664246352868?l=peyzajmimarligifp.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://peyzajmimarligifp.blogspot.com/feeds/7503811664246352868/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=189132772155168540&amp;postID=7503811664246352868' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/189132772155168540/posts/default/7503811664246352868'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/189132772155168540/posts/default/7503811664246352868'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://peyzajmimarligifp.blogspot.com/2008/01/kent-mobilyalar.html' title='Kent Mobilyaları'/><author><name>Peyzaj Mimarlığı</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02775227668334534243</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='17009975199923169237'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-189132772155168540.post-6096608456006392878</id><published>2008-01-19T08:39:00.004-08:00</published><updated>2008-01-19T08:43:49.371-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Prekast Beton Uygulama'/><title type='text'>Prekast Beton Uygulama</title><content type='html'>&lt;b&gt;Prekast Beton Uygulama &lt;/b&gt;                                                                                                 &lt;b&gt;Dış mekan zemin kaplamasında çözüm yöntemi.&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;                                                                     &lt;br /&gt;Parke taşı döşeme                    işlemine başlamadan evvel zemin sertliği kontrol edilmeli,                    gerekli ise stabilize veya benzeri sıkışabilen malzemeler ile                    zemin iyileştirilmelidir. Kum serilmeden önce gerekli olması                    halinde zeminin kompaktör veya silindir ile sıkıştırılması                    zemin sertliği için yeterlidir&lt;br /&gt;                 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                 &lt;br /&gt;                   Döşeme yapılacak                    alana yeterli incelikte ve ortalama 5-7 cm kalınlığında kum                    serilerek mastarlama işlemi yapılır. Böylece kum sayesinde                    zemindeki yükseklik farkları eşitlenerek döşeme öncesi Parke                    taşlarının altında düz bir satıh elde edilmiş olur&lt;br /&gt;                 &lt;br /&gt;                 &lt;br /&gt;                   Mastarlama                    işleminden sonra serilen kuma el yardımı ile sıkıştırma işlemi                    yapılarak oluşan boşluklar kum ile doldurulur. Böylece zemin                    Beton Parke taşı döşeme işlemine hazır hale getirilir&lt;br /&gt;                 &lt;br /&gt;                 &lt;br /&gt;                   Beton Parke                    taşları her iki taş arasına 1.5-2.0 mm. boşluk kalacak şekilde                    döşeme işlemine başlanır. Parke taşları arasındaki bu                    boşluklara işlem bitiminde serilecek kum nüfuz edecektir.                    Densa Beton Parke taşlarında bu aralık mesafesi için taşların                    yan yüzeylerinde özel olarak pah aralığı üretim esnasında                    bırakılmıştır. Döşenmeye başlayan taşların oturması için                    plastik uçlu çekiç ile basınç uygulanarak kum üzerine tam                    yerleşme kolaylıkla sağlanabilir&lt;br /&gt;                 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                &lt;br /&gt;Döşenmeye başlanan                    Beton Parke taşlarında sürekli olarak yolun eğimi ve                    oluşabilecek zemin yükseklik farkları gözlenerek plastik uçlu                    çekiç ve mastar vasıtası ile döşeme hataları kolaylıkla                    düzeltilir&lt;br /&gt;                 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                 &lt;br /&gt;                                       Döşeme                    işlemi bitiminde ince elenmiş kum döşeme alanı üzerine serilir                    ve fırça yardımı ile taşların derz aralarını dolduracak                    şekilde yayılır. Bu işlemden sonra kompaktör ile kumlu yüzeyin                    üzerinde gezilerek taşların tam yerleşmesi sağlanır&lt;br /&gt;                 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                 &lt;br /&gt;                   Taş döşeme işlemi                    bitiminde kum süpürülerek temizlenir. Daha sonra normal bir                    bahçe hortumu ile yapılacak olan yıkama işlemi sonunda Beton                    Parke taşı döşenmiş alan kullanıma açık hale gelir&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/189132772155168540-6096608456006392878?l=peyzajmimarligifp.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://peyzajmimarligifp.blogspot.com/feeds/6096608456006392878/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=189132772155168540&amp;postID=6096608456006392878' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/189132772155168540/posts/default/6096608456006392878'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/189132772155168540/posts/default/6096608456006392878'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://peyzajmimarligifp.blogspot.com/2008/01/prekast-beton-uygulama.html' title='Prekast Beton Uygulama'/><author><name>Peyzaj Mimarlığı</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02775227668334534243</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='17009975199923169237'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-189132772155168540.post-8391640838338235241</id><published>2008-01-19T08:39:00.003-08:00</published><updated>2008-01-19T08:43:35.248-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Prefabrik Beton Parke'/><title type='text'>Prefabrik Beton Parke</title><content type='html'>&lt;b&gt;               Prefabrik Beton Parke&lt;/b&gt;                                                                                                          &lt;br /&gt;Yapı Parke, prefabrik                olarak değişik tip ve boyutlarda üretilen ve zemin kaplaması                amacıyla kullanılan yüksek dayanımlı Beton elemanlardır                  Yapı Parke; zemin uygulamaları için dayanıklı,                farklı, kullanışlı ve çevre ile uyumlu seçenekler sunar               &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Nerelerde                kullanılır?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;              1-&lt;/b&gt; Araç tarfiğine açık döşemelerde,                sokak, meydan, park, otobüs durağı, benzin istasyonları,gösteri                alanları,..&lt;br /&gt;                &lt;b&gt;2-&lt;/b&gt; Ağır araç trafiğine açık döşemelerde, Fabrika                alanları döşemelerinde, sanayii tesisleri böşeme ve bahçeleri,                yükleme limanları, demiryolu geçitleri,..&lt;br /&gt;                &lt;b&gt;3-&lt;/b&gt; Yaya trafiğine açık döşemelerde, Kaldırım,                yürüyüş yolları, patikalar, park düzenlemeleriyüzme havuzu                alanları, bisiklet yolları, ..&lt;br /&gt;                &lt;b&gt;4-&lt;/b&gt; Çok amaçlı kullanımın olduğu döşemelerde,                Kanallar, dereler, rezervuarlar, bentler, nehir kıyıları, şev                stabilitelerinde..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                &lt;b&gt;Yapı Parke nasıl kullanılır?&lt;br /&gt;             &lt;br /&gt;              &lt;/b&gt;Hazırlanmış alt temel tabakası üzerine                kilitli Beton Parke döşenmesi dört adımda tamamlanır                  Bu adımlar:&lt;br /&gt;              - Kum yatağın (temel tabakası) yerleştirilmesi ve mastarlanması,                 - Parkelerin yerleştirilmesi,                 - Kenarların tamamlanması,                 - Yüzeyin sıkıştırılması, şeklinde                sıralanabilir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                &lt;b&gt;1- Kum yatağın (Temel Tabakası) hazırlanması&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;              Kum yatak için kullanılacak kum temiz ve üniform dane dağılımına                sahip olmalıdır. İçersinde kil ve diğer yabancı malzemeler aşırı                miktarda bulunmamalıdır. Döşeme esnasında yol yüzeyinde istenen                düzgünlüğü elde edebilmek için kullanılan kumun rutubetinin                üniform olmasına dikkat edilmeli ve iş süresince bu uniformluluğu                korumak için kum mümkün olduğunca aynı kaynaktan temin                edilmelidir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                 Hazırlanmış alt temel tabakası üzerinde bitmiş                kaplamanın üst kotları (kırmızı kot) araziye aplike edildikten                sonra belirtilen özelliklere sahip kum iş yerine getirilerek 5 cm                kalınlıkta üniform olarak yola yayılmalıdır. Kum kalınlığı olarak                5 cm kalınlık genelde tavsiye edilen ve uygulanan kalınlıktır. Kum                tabaka kalınlığının 5 cm'den daha düşük kalınlıkta planlanması                durumunda alt temel tabakasının yüzeyinin daha hassas                oluşturulması gerekir. Bu da maliyeti artırıcı bir unsurdur&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                &lt;b&gt;2- Parkelerin yerleştirilmesi:&lt;br /&gt;              &lt;/b&gt;Hazırlanan kum tabakası üzerinde                belirlenen döşeme desenine uygun olarak Parkeler yerleştirilir.                Parkeler döşenmeye başlandığında ilk sıraya yerleştirilen taşların                doğrultusu ve düzgünlüğü çok önemlidir. Diğer sıralardaki                döşemenin kalitesini büyük oranda ilk sıradaki Parkeler                belirleyeceğinden bu konuya çok dikkat edilmesi gerekmektedir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                 Döşeme esnasında Parkeler yolun bir tarafındaki                bordüre dayanır, karşı tarafta standart Parkenin sığmayacağı                büyüklükteki boşluklar, bilahare uygun şekilde kesilmiş Parkelerle                kapatılmak üzere boş bırakılır&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                 Parkeler yerleştirilirken kum tabaka üzerine                yavaşça bırakılır, bu esnada döşenmiş olan Parkelerin yerinden                oynatılmaması gerekir. Döşeme esnasında taşlar arasında kalan                boşluk 2-3 mm'yi geçmemelidir. Taşlar arasında kalan boşluğun bu                miktardan fazla olması durumunda bir lastik tokmak yardımıyla                taşlar yerine itilir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                &lt;b&gt;3 Kenarların tamamlanması:&lt;br /&gt;              &lt;/b&gt;Parke döşeme esnasında, standart                boyutlardaki Parkelerin yerleştirilemediği kenar boşlukları,                boşlukların ebadına uygun biçimde kesilen Parkelerle tamamlanır.                Bu iş için hidrolik kesme makinası kullanılır. Küçük parçalar                keski ve çekiç yardımıyla yontularak hazırlanır ve yerine                yerleştirilir. Boyutları 4 cm'den daha küçük olan boşluklar                çimento harcı ile doldurulur. Döşeme güzergahındaki rögar, kontrol                bacaları ve ızgaraların kenarlarına denk gelen boşluklar da aynı                yöntemlerle tamamlanır. Sıkıştırma işlemi başlamadan önce kenar                boşlukları tamamen doldurulmalıdır&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                &lt;b&gt;4 Yüzeyin sıkıştırılması&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;              Parke döşenmesi tamamlanan yol üzerinde uygulanan son işlem                Parkelerin vibrasyonla sıkıştırılmasıdır. Böylece Parkelerin kum                tabakası üzerinde istenilen son seviyesine oturtulması ve                dolayısıyla da kilitlenmesi sağlanır. Bu işlem için değişik                sıkıştırma ekipmanı kullanılabilir. 2 veya 3 kez uygulanan                sıkıştırma sonrasında, döşenmiş yüzey üzerinde sıkıştırılmamıs                bölge kalmamasına dikkat edilir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                 İlk vibrasyondan sonra yüzeye kum serilir.                Ikinci ve Üçüncü kez vibrasyon uygulanarak bu kumun Parkelerin                aralarına iyice yerleşmesi sağlanır. Bütün boşluklar iyice                dolduktan sonra yüzeyde kalan fazla kum süpürülerek alınır                                  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                 &lt;b&gt;Kaynak:&lt;/b&gt; Arkitera&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                &lt;b&gt;Derleyen&lt;/b&gt;            Melih Güneydenk (Reklamcı- Uludağ.Ü )&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/189132772155168540-8391640838338235241?l=peyzajmimarligifp.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://peyzajmimarligifp.blogspot.com/feeds/8391640838338235241/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=189132772155168540&amp;postID=8391640838338235241' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/189132772155168540/posts/default/8391640838338235241'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/189132772155168540/posts/default/8391640838338235241'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://peyzajmimarligifp.blogspot.com/2008/01/prefabrik-beton-parke.html' title='Prefabrik Beton Parke'/><author><name>Peyzaj Mimarlığı</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02775227668334534243</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='17009975199923169237'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-189132772155168540.post-7303928823656743408</id><published>2008-01-19T08:39:00.002-08:00</published><updated>2008-01-19T08:43:17.613-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Prekast Beton malzemeler - 2'/><title type='text'>Prekast Beton malzemeler - 2</title><content type='html'>&lt;b&gt;Prekast Beton malzemeler - 2 &lt;/b&gt;                                                                                                   &lt;b&gt;Dış mekan zemin kaplamasında bilindik bir çözüm.&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;                                                                       Dış mekanların                    en çok kullanılan Parke taşı olan Prekast Beton malzemeler,                    alışılmış biçimiyle dış zeminlerin vazgeçilmez döşeme taşı                    olarak kendini kanıtlamıştır. Bir çok toplu konut alanlarında                    rahatlıkla kullanılan ve her türlü mimariye uyum gösteren                    Prekast Beton, sağlamlığının yanısıra dekoratif görünümü ile                    de ihtiyacınıza en iyi ve ucuz şekilde cevap verebilmektedir &lt;br /&gt;                                       Özellikle şehir içi yol ve tretuar                    kaplamalarında, sanayi alan ve yollarında, araç park                    alanlarında, ticari merkezlerde, fabrika çevreleri ve benzeri                    yoğun çalışmalara maruz kalan bölgelerde yıllarca bozulmadan                    kullanabileceğiniz muhtelif renk seçenekleri sayesinde                    mekanlarınızı canlandıracaktır                     &lt;table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" height="71" width="90%"&gt;                     &lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;                       &lt;td colspan="5" height="19" width="50%"&gt;&lt;b&gt;                        Boyut ve                        Ölçüler&lt;/b&gt;&lt;/td&gt;                     &lt;/tr&gt;                     &lt;tr&gt;                       &lt;td align="center" height="1"&gt;                        Genişlik&lt;/td&gt;                       &lt;td align="center" height="1"&gt;                        Uzunluk&lt;/td&gt;                       &lt;td align="center" height="1"&gt;                        Yükseklik&lt;/td&gt;                       &lt;td align="center" height="1"&gt;                        Adet/m2&lt;/td&gt;                       &lt;td align="center" height="1"&gt;                        kg/m2&lt;/td&gt;                     &lt;/tr&gt;                     &lt;tr&gt;                       &lt;td align="center" height="1" width="10%"&gt;                        16.3cm&lt;/td&gt;                       &lt;td align="center" height="1" width="10%"&gt;                        19.8cm&lt;/td&gt;                       &lt;td align="center" height="1" width="10%"&gt;                        6cm&lt;/td&gt;                       &lt;td align="center" height="1" width="10%"&gt;                        35&lt;/td&gt;                       &lt;td align="center" height="1" width="10%"&gt;                        135&lt;/td&gt;                     &lt;/tr&gt;                     &lt;tr&gt;                       &lt;td align="center" height="1" width="10%"&gt;                        16.3cm&lt;/td&gt;                       &lt;td align="center" height="1" width="10%"&gt;                        19.8cm&lt;/td&gt;                       &lt;td align="center" height="1" width="10%"&gt;                        8cm&lt;/td&gt;                       &lt;td align="center" height="1" width="10%"&gt;                        35&lt;/td&gt;                       &lt;td align="center" height="1" width="10%"&gt;                        170&lt;/td&gt;                     &lt;/tr&gt;                     &lt;tr&gt;                       &lt;td align="center" height="1" width="10%"&gt;                        16.3cm&lt;/td&gt;                       &lt;td align="center" height="1" width="10%"&gt;                        19.8cm&lt;/td&gt;                       &lt;td align="center" height="1" width="10%"&gt;                        1&lt;/td&gt;                       &lt;td align="center" height="1" width="10%"&gt;                        35&lt;/td&gt;                       &lt;td align="center" height="1" width="10%"&gt;                        210&lt;/td&gt;                     &lt;/tr&gt;                   &lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;                                                          &lt;br /&gt;                                       K lasik                    tip kaplama taşları sınıfından olan Prizmatik Parke Taşı,                    uygulama alanının genişliği nedeni ile farklı mekanlarda bile                    rahatlıkla kullanılabilir. Prizmatik, şehir içi yaya ve araç                    trafiğine açık yollarda, alışveriş merkezleri, toplu konut                    alan ve yollarında sanayi tesislerinin iç ve dış mekanlarında,                    bahçe Peyzajında en çok kullanılan Parke taşıdır. Değişik                    şekil ve motiflerde dizilebilmesi ve her türlü mimariye                    uygunluk göstermesi Prizmatik taşın projelere kolay                    uygulanabilmesini ve doğal görünümü sağlamaktadır                     &lt;table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" height="37" width="90%"&gt;                     &lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;                       &lt;td colspan="6" height="25" width="50%"&gt;                        &lt;b&gt;Boyut ve                        Ölçüler&lt;/b&gt;&lt;/td&gt;                     &lt;/tr&gt;                     &lt;tr&gt;                       &lt;td align="center" height="1" width="10%"&gt;                        Genişlik&lt;/td&gt;                       &lt;td align="center" height="1" width="10%"&gt;                        Uzunluk&lt;/td&gt;                       &lt;td colspan="2" align="center" height="1" width="10%"&gt;                        Yükseklik&lt;/td&gt;                       &lt;td align="center" height="1" width="10%"&gt;                        Adet/m2&lt;/td&gt;                       &lt;td align="center" height="1" width="10%"&gt;                        kg/m2&lt;/td&gt;                     &lt;/tr&gt;                     &lt;tr&gt;                       &lt;td align="center" height="1" width="10%"&gt;                        1&lt;/td&gt;                       &lt;td align="center" height="1" width="10%"&gt;                        2&lt;/td&gt;                       &lt;td colspan="2" align="center" height="1" width="10%"&gt;                        6cm&lt;/td&gt;                       &lt;td align="center" height="1" width="10%"&gt;                        49&lt;/td&gt;                       &lt;td align="center" height="1" width="10%"&gt;                        140&lt;/td&gt;                     &lt;/tr&gt;                     &lt;tr&gt;                       &lt;td align="center" height="1" width="10%"&gt;                        1&lt;/td&gt;                       &lt;td align="center" height="1" width="10%"&gt;                        2&lt;/td&gt;                       &lt;td colspan="2" align="center" height="1" width="10%"&gt;                        8cm&lt;/td&gt;                       &lt;td align="center" height="1" width="10%"&gt;                        49&lt;/td&gt;                       &lt;td align="center" height="1" width="10%"&gt;                        170&lt;/td&gt;                     &lt;/tr&gt;                   &lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;                    Eski bir doğal taş                    kaldırımının vurgulu yüzeyi ve çeşitli döşeme olanakları ile                    Rustik taş mekanlara sınırsız fikir özgürlüğünüzü                    uygulayabileceğiniz tasarım elemanıdır. Pütürlü yüzeyi nedeni                    ile kaymaya karşı özellikle emniyetli olan Rustik taş yağmur                    ve karlı ortamlarda üzerinde yürümeyi dahada kolaylaştırır.                    İki ayrı ölçü ve şekilde imal edilen Rustik taş döşeme                    zenginliği sayesinde en çok tercih edilen doğal görünümlü sert                    zemin kaplama elemanıdır &lt;br /&gt;                  &lt;table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" height="1" width="90%"&gt;                     &lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;                       &lt;td colspan="5" height="21" width="50%"&gt;&lt;b&gt;                        Boyut ve                        Ölçüler&lt;/b&gt;&lt;/td&gt;                     &lt;/tr&gt;                     &lt;tr&gt;                       &lt;td align="center" height="1" width="10%"&gt;                        Genişlik&lt;/td&gt;                       &lt;td align="center" height="1" width="10%"&gt;                        Uzunluk&lt;/td&gt;                       &lt;td align="center" height="1" width="10%"&gt;                        Yükseklik&lt;/td&gt;                       &lt;td align="center" height="1" width="10%"&gt;                        Adet/m2&lt;/td&gt;                       &lt;td align="center" height="1" width="10%"&gt;                        kg/m2&lt;/td&gt;                     &lt;/tr&gt;                     &lt;tr&gt;                       &lt;td align="center" height="1" width="10%"&gt;                        16cm&lt;/td&gt;                       &lt;td align="center" height="1" width="10%"&gt;                        16cm&lt;/td&gt;                       &lt;td align="center" height="1" width="10%"&gt;                        8cm&lt;/td&gt;                       &lt;td align="center" height="1" width="10%"&gt;                        39&lt;/td&gt;                       &lt;td align="center" height="1" width="10%"&gt;                        170&lt;/td&gt;                     &lt;/tr&gt;                     &lt;tr&gt;                       &lt;td align="center" height="1" width="10%"&gt;                        16cm&lt;/td&gt;                       &lt;td align="center" height="1" width="10%"&gt;                        24cm&lt;/td&gt;                       &lt;td align="center" height="1" width="10%"&gt;                        8cm&lt;/td&gt;                       &lt;td align="center" height="1" width="10%"&gt;                        26&lt;/td&gt;                       &lt;td align="center" height="1" width="10%"&gt;                        170&lt;/td&gt;                     &lt;/tr&gt;                   &lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;                    Sekizgen ile küp                    biçimlerinin birbirleriyle uyum içerisinde yer aldığı ve                    bundan dolayı mükemmel şekilde kilit vazifesi gören Tek Dekor,                    uyguladığınız alanlara çağdaş görünümler kazandırır. Göze hoş                    gelen dizaynı ve her türlü mimariye uygunluğunun yanısıra                    sağlamlığı ile de kendini kanıtlayan Tek Dekor, özellikle                    otopark, yol gibi ağır taşıtların işlediği yoğun basınç alan                    dış mekanlar ve yaya yollarında rahatlıkla kullanabileceğiniz                    kolay uygulanabilen Parke taşıdır&lt;br /&gt;                  &lt;table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" height="14" width="90%"&gt;                     &lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;                       &lt;td colspan="5" height="25" width="328"&gt;&lt;b&gt;                        Boyut ve                        Ölçüler&lt;/b&gt;&lt;/td&gt;                     &lt;/tr&gt;                     &lt;tr&gt;                       &lt;td align="center" height="18" width="66"&gt;                        Genişlik&lt;/td&gt;                       &lt;td align="center" height="18" width="66"&gt;                        Uzunluk&lt;/td&gt;                       &lt;td align="center" height="18" width="66"&gt;                        Yükseklik&lt;/td&gt;                       &lt;td align="center" height="18" width="66"&gt;                        Adet/m2&lt;/td&gt;                       &lt;td align="center" height="18" width="66"&gt;                        kg/m2&lt;/td&gt;                     &lt;/tr&gt;                     &lt;tr&gt;                       &lt;td align="center" height="1" width="66"&gt;                        9/14cm&lt;/td&gt;                       &lt;td align="center" height="1" width="66"&gt;                        23cm&lt;/td&gt;                       &lt;td align="center" height="1" width="66"&gt;                        8cm&lt;/td&gt;                       &lt;td align="center" height="1" width="66"&gt;                        38&lt;/td&gt;                       &lt;td align="center" height="1" width="66"&gt;                        170&lt;/td&gt;                     &lt;/tr&gt;                   &lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;                  &lt;br /&gt;                                                                              &lt;b&gt;Kaynak: &lt;/b&gt;                     Behaton&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/189132772155168540-7303928823656743408?l=peyzajmimarligifp.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://peyzajmimarligifp.blogspot.com/feeds/7303928823656743408/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=189132772155168540&amp;postID=7303928823656743408' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/189132772155168540/posts/default/7303928823656743408'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/189132772155168540/posts/default/7303928823656743408'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://peyzajmimarligifp.blogspot.com/2008/01/prekast-beton-malzemeler-2.html' title='Prekast Beton malzemeler - 2'/><author><name>Peyzaj Mimarlığı</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02775227668334534243</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='17009975199923169237'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-189132772155168540.post-1155229586321329510</id><published>2008-01-19T08:39:00.001-08:00</published><updated>2008-01-19T08:42:58.268-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Prekast Beton malzemeler'/><title type='text'>Prekast Beton malzemeler</title><content type='html'>&lt;b&gt;Prekast Beton malzemeler &lt;/b&gt;                                                                                                   &lt;b&gt;Dış mekan zemin kaplamasında alternatif bir çözüm.&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;               &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                                                      çim bordürü çok                    sayıdaki döşeme renkleri ve bunlarla yaratılan kombinasyonu                    sayesinde her tip Parke taşı ile kolaylıkla kullanılabilen                    tamamlayıcı bir bordür tipidir. Parke taşı ile döşenmiş                    alanlar basit bir çalışma ile çim bordürünün uygulanması                    sayesinde mükemmel mekanlara dönüşebilirler. Parke taşlarının                    bitiminde ve yanlarında sınırlayıcı olarak kullanılabilen çim                    bordürleri evlerin çevresinde, küçük ve büyük sanayi                    tesislerinde, ticaret merkezlerinde ve daha birçok yerde Parke                    taşları ile beraber kolaylıkla kullanılabilmektedir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                  &lt;table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" height="3" width="85%"&gt;                     &lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;                       &lt;td colspan="5" height="18" width="50%"&gt;&lt;b&gt;                        Boyut ve                        Ölçüler&lt;/b&gt;&lt;/td&gt;                     &lt;/tr&gt;                     &lt;tr&gt;                       &lt;td align="center" height="18" width="10%"&gt;                        Genişlik&lt;/td&gt;                       &lt;td align="center" height="18" width="10%"&gt;                        Uzunluk&lt;/td&gt;                       &lt;td align="center" height="18" width="10%"&gt;                        Yükseklik&lt;/td&gt;                       &lt;td align="center" height="18" width="10%"&gt;                        Adet/mt&lt;/td&gt;                       &lt;td align="center" height="18" width="10%"&gt;                        kg/mt&lt;/td&gt;                     &lt;/tr&gt;                     &lt;tr&gt;                       &lt;td align="center" height="1" width="10%"&gt;                        25cm&lt;/td&gt;                       &lt;td align="center" height="1" width="10%"&gt;                        12cm&lt;/td&gt;                       &lt;td align="center" height="1" width="10%"&gt;                        6cm&lt;/td&gt;                       &lt;td align="center" height="1" width="10%"&gt;                        8&lt;/td&gt;                       &lt;td align="center" height="1" width="10%"&gt;                        60&lt;/td&gt;                     &lt;/tr&gt;                   &lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;                                       &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çağdaş yaşamın ve                    toplumsallaşmanın yoğun olduğu günümüz şartları, yaşadığımız                    şehirlerin estetiksel ve görsel önemini bir kez daha ön plana                    çıkartmaktadır. Bu amaçla hazırlamış olduğumuz Kent                    mobilyaları, görünüm güzelliği, çağdaş dekorasyonu ve pratik                    oluşunun yanısıra sağlamlığından dolayı hedeflenen çevre                    düzenlemene önemli katkılar sağlayacaktır                     U Tipi oturma                    elemanlarının en önemli özelliği çok amaçlı şekillerde                    kullanılabilir olmasıdır. Oturma grubu olarak                    kullanılabileceği gibi, çiçeklik, şev elemanı, bank ve                    kademeli oturma grubu olarakta kullanılabilmektedir. Bu                    sebeple çok tercih edilen bir kent mobilyası modelidir. Bütün                    bunların yanısıra pratikliği, sağlamlığı ve görsel güzelliği                    ile de tercih sebebi olmaktadır&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                  &lt;img src="http://www.peyzaj.org/2003/12temmuz/Peyzaj.org.k5.jpg" border="0" height="128" width="165" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                                                              &lt;b&gt;Kaynak: &lt;/b&gt;                     Behaton&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/189132772155168540-1155229586321329510?l=peyzajmimarligifp.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://peyzajmimarligifp.blogspot.com/feeds/1155229586321329510/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=189132772155168540&amp;postID=1155229586321329510' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/189132772155168540/posts/default/1155229586321329510'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/189132772155168540/posts/default/1155229586321329510'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://peyzajmimarligifp.blogspot.com/2008/01/prekast-beton-malzemeler.html' title='Prekast Beton malzemeler'/><author><name>Peyzaj Mimarlığı</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02775227668334534243</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='17009975199923169237'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-189132772155168540.post-5754630072974979625</id><published>2008-01-19T08:39:00.000-08:00</published><updated>2008-01-19T08:42:06.369-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Telefonla çiçek sulama'/><title type='text'>Telefonla çiçek sulama</title><content type='html'>&lt;b&gt;                 Telefonla çiçek sulama&lt;/b&gt;                                                                                                                                  &lt;br /&gt;&lt;b&gt;                     Giriş ve Amaç &lt;/b&gt;                  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                  Yaşadığımız mekânların vazgeçilmez süslerinden biri olan                    çiçeklerden, tatile çıkmak gibi sebeplerle uzun süreli ayrı                    kalındığında, onları susuz bırakma endişesi doğmaktadır. Böyle                    durumlarda genellikle insanlar, evinin anahtarını komşusuna ya                    da bir yakınına bırakmak zorunda kalmaktadır. Bu yolu tercih                    etmeyenler ve böyle bir imkanı olmayanlar, çiçeklerini ya                    yanlarında götürüyor ya da hiçbir garantisi olmayan                    yöntemlerle evinde bırakarak kaderine terk ediyorlar. Hatta                    sırf bu yüzden canlı çiçek beslemekten çekinenlerin mevcut                    olduğu bilinmektedir. Başta basit olarak görülen fakat iş başa                    geldiğinde kara kara düşündüren bu konuya, garantili bir                    sistemle çözüm önerilmektedir. Yıllar önce seyredilen bir                    bilim kurgu filminden esinlenerek yola çıkılan projede uzun                    süreli evden ayrı kalındığında evde kimse yokken bile                    çiçeklerin sulanabilmesi amaçlanmaktadır. Bu işlem, önceden                    kurulan bir sisteme dışarıdan telefon etmek suretiyle                    yapılmaktadır. Çalışması garantili olduğu için de gönül                    rahatlığı ile kullanılabilmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                  Böyle bir sisteme duyulan ihtiyaç ve sistemin                    kullanılabilirliliğini araştırmak için,değişik kesimlerden                    kişilerle bir anket çalışması yapılmıştır. Araştırmanın                    sonuçları projemizi destekler mahiyettedir. Anket sonuçları                    ayrıca bir rapor olarak çıkarılmıştır.                  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                  &lt;b&gt;                     Yöntem &lt;/b&gt;                  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                  Evden ayrılmadan önce, pratik olan sistem, saksılarla                    birleştirilir ve telefon kablosu cihaza takılır. Çiçekler                    hangi periyotta sulanıyor ise, o zaman geldiğinde bulunduğumuz                    yerden evin telefon numarası çevrilir, gelen mesajdan sonra,                    önceden kendimizin tespit ettiği şifre kodlanır ve telefon                    kapatılır. Telefon hatlarında var olan enerjiden                    yararlanılarak oluşturulan sisteme, dışarıdan telefon                    edildiğinde, gelen sinyal, elektronik kumanda devresini                    çalıştırır. Kumanda devresi, elektrik motorunu harekete                    geçirir. Bidondaki su, pompa motorunun yardımıyla saksılara                    aktarılır. Su pompalama işlemi, sistemde bulunan ayar düğmesi                    ile önceden tespit edilen süre kadar devam eder. Suyun debisi                    de pompa motorunun çıkışında bulunan dağıtıcılardaki musluklar                    yardımıyla önceden ayarlanmıştır. Sulama işlemi bittiğinde                    sistem ilk halini alır ve bir sonraki aranmaya hazır hale                    gelir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                  Sistem bilinen sabit telefon hattıyla çalıştığı için,                    başkaları da telefon etmiş olabilir ve çiçekler bizim                    dışımızda da sulanabilir. Böyle bir olumsuzluğu gidermek ve                    sistemin, başkalarının da aramalarında çalışmaması için,                    elektronik kumanda devresinin önüne bir şifre cihazı                    yerleştirilmiştir. Telefon edildiği esnada elektriklerin kesik                    olabileceği göz önüne alınarak, sistem kesintisiz DC güç                    kaynağından beslenmektedir. Sistemin akış diyagramı aşağıdaki                    gibidir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                   &lt;b&gt;Materyal&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                  Sistemin özünü oluşturan elektronik kumanda devresinde,                    tetikleme, zamanlama ve anahtarlama işlemleri için; transistör,                    kondansatör, direnç, diyot, röle gibi uygun seçilmiş elemanlar                    kullanılmıştır. Kesintisiz DC. güç kaynağında, gerilim                    düşürme, doğrultma, filtre, regüle ve anahtarlama işlemleri                    için; akü, transformatör, transistör, diyot, direnç,                    kondansatör, röle gibi elemanlar kullanılmıştır. Suyu                    depolamak için, bidon; pompalamak için, elektrik motoru;                    dağıtmak için, musluklu kollektör ve hortumlar kullanılmıştır.                    Hortumları saksılara tutturmak için mandaldan                    yararlanılmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                  Elektronik devreleri tasarlamak, dizayn etmek ve test etmek                    için de; Avometre, kronometre, dereceli silindir ve osilaskop                    gibi ölçü aletleri kullanılmıştır.                  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                  &lt;b&gt;                     Bulgular&lt;/b&gt;                  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                  Projeye, ilk önce Türk Telekom’un telefon hatlarında var olan                    enerjinin ölçülmesiyle başlandı. Hatlarda sürekli olarak DC.                    48 Voltluk bir gerilim mevcuttur. Dışarıdan telefon                    edildiğinde DC. gerilimin üzerine, AC. 70 Volt sinyal                    gelmektedir. İşte bu sinyal bizim devremizde tetikleme işlemi                    görmektedir. Telefon hatlarındaki enerjiden en fazla 160 mA                    akım çekilebilmekte, daha fazla çekilmek istediğinde gerilim                    sınırlandırılmakta ve kesilmektedir. Kullandığımız elektrik                    motoru, 1 A’den fazla akım çektiğinden, sistem harici bir                    kaynakla beslenmektedir. Telefon hatları daima çalışır durumda                    olmasına rağmen, elektrik kesintilerinde pompa motoru                    çalışamayacağından, çiçeklerin sulanmasını garantiye almak                    için besleme kaynağına, akü ilave edilerek güç kaynağı                    kesintisiz hale getirilmiştir. Sistem, telefon edildiği esnada                    elektrikler yoksa bile kusursuz çalışmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                  Kurulu sisteme bağlı olan telefon hattını herkesin arayarak                    çalıştırması ve çiçeklerin istenmeden sulanması riskini                    önlemek için şifre cihazı kullanılmıştır. Sistemde şifre                    cihazı yokken, sistem her aramada çalışarak çiçekleri                    sulamaktadır. Şifre cihazı bağlandığında, telefon numarası                    çevrildikten hemen sonra “şifre giriniz” mesajı gelmektedir.                    Doğru şifrenin girilmesi halinde sistem hemen çalışmaya                    başlamaktadır. Doğru şifre girildikten hemen sonra telefon                    kapatılabilir. Hemen kapatılması veya beklenmesi sonucu                    etkilememektedir. Yanlış şifre girildiğinde ise “yanlış şifre                    tekrar deneyiniz” mesajı gelmektedir. Bu sırada sistem                    çalışmamıştır. Şifre yanlış olarak girildiğinde veya şifre                    girilmeyip beklendiğinde 20 sn sonra “hattı kapatıyorum”                    mesajı gelmekte ve hat kesilmektedir. Şifre doğru yada yanlış                    girilsin, sistem çalışsın veya çalışmasın 20 sn sonra sistem                    tekrar çalışmaya hazır hale gelmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                  Çiçeklerin sulanma süresi için bir zamanlama devresi kurulmuş                    ve ayar düğmesi dışarıya çıkartılarak, kullanıcıya ayarlama                    imkanı verilmiştir. Sistemin çalışma süresi çok çeşitli                    aralıklarda ayarlanabilir. Bu sistemimizde 37 sn ile 180 sn                    arasında zaman ayarı yapılabilmektedir. Bu süre sulanacak                    çiçeklerin azlığı veya çokluğu, saksıların küçüklüğü veya                    büyüklüğü dikkate alınarak ayarlanabilmektedir. Aynı zamanda                    pompa motorunun çıkışındaki dağıtıcıda bulunan musluklar                    yardımıyla, suyun debisi ayarlanabilmekte, özellikle küçük                    saksılara az su gitmesi sağlanabilmektedir. Bütün bu ayarları                    yapabilmek için, elektronik kumanda devresine konan başlatma                    ve durdurma butonları sayesinde manuel olarak sistem                    çalıştırılıp test edilebilmektedir. Bu sistem için ölçülmüş                    örnek bazı değerler şöyledir :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                  D.No Süre (sn) Su Miktarı (ml)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                  1 37 130&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                  2 60 200&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                  3 90 300&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                  4 120 400&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                  5 180 600                  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                  Ortalama büyüklükteki bir saksı (7 numara) için bir sulamada                    200 ml su kullanıldığı düşünülür ve çiçekler haftalık                    periyotta sulanırsa, 10 çiçeğin bulunduğu bir evde bir aylık                    su ihtiyacı 8 litreyi geçmemektedir. Bu örnek dikkate                    alındığında, su depolamak için çok büyük bidonlara da ihtiyaç                    yoktur. Evden uzak kalınan süre ve saksı sayısına göre depo                    edilecek su miktarı kolayca tespit edilebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                  Sistem; hem şehir içi, hem şehirler arası, sabit yada cep                    telefonu ile yapılan her türlü aramada çalışarak olumlu sonuç                    vermektedir. Aramak için 5 sn süre yetmekte ve az kontör                    harcamaktadır. Aranılan telefona ise bu işten dolayı bir ücret                    tahakkuk etmemektedir. &lt;br /&gt;                 &lt;br /&gt;                  &lt;b&gt;                     Tartışma&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                  Ülkemizde hanelerin tamamına yakınında sabit telefon                    bulunmaktadır. Bu noktadan hareketle böyle bir sistem geniş                    bir kullanım alanına sahiptir. Aynı zamanda, çiçeklerin                    sulanmasında telefonlu sistem oldukça güvenli sonuçlar                    vermektedir. Telefon hattına bağlı olan sisteme, her çeşit                    telefondan ulaşılıp, telefon numarası ve şifre kodlanarak                    sonuç alınabilmektedir. Sistem, elektrik kesintilerinde de                    sağlıklı bir biçimde çalışmaktadır. Sistemin kurulumu da                    oldukça kolaydır. Çiçeklerin sulanabilmesi için, gitmeden önce                    sistemi saksılara birleştirmek ve telefon kablosunu cihaza                    takmak yeterlidir. İklim şartlarına göre, çiçeklerin su                    ihtiyacı değişse bile sistem her an çalışmaya hazır                    olduğundan, istenilen zamanda telefon ederek çalıştırabilmekte                    ve şartlara göre davranılabilmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                  Böyle bir sistem sadece deneysel maksatlı kullanılmakla                    kalmayıp endüstriyel amaçlı da düşünülebilir.                  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                  *Bu sistem için Türk Patent Enstitüsüne başvuru yapılmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                  &lt;b&gt;                   Yazan :&lt;/b&gt;            Hayati Durmus / Elektrik teknikeri&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/189132772155168540-5754630072974979625?l=peyzajmimarligifp.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://peyzajmimarligifp.blogspot.com/feeds/5754630072974979625/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=189132772155168540&amp;postID=5754630072974979625' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/189132772155168540/posts/default/5754630072974979625'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/189132772155168540/posts/default/5754630072974979625'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://peyzajmimarligifp.blogspot.com/2008/01/telefonla-iek-sulama.html' title='Telefonla çiçek sulama'/><author><name>Peyzaj Mimarlığı</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02775227668334534243</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='17009975199923169237'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry></feed>